Hususiyle İslâm dünyasının günümüzdeki durumuna vâkıf bulunan ve Müslümanlar üzerinde oynanan oyunların farkında olan insanların yaşanan bütün bu hâdiseler karşısında uykularının kaçmaması, ızdırapla iki büklüm olup gece-gündüz inlememesi mümkün değildir. Evet, belli bir dönemde birlik ve beraberlik içinde yaşamış olan, özellikle Devlet-i Âliye döneminde dört-beş asır boyunca hiçbir problem yaşamadan birbiriyle iyi ilişkiler kurmuş bulunan Müslüman coğrafyasındaki farklı topluluklar, maalesef birbirinin düşmanı hâline getirilmeye çalışılmaktadır. Onların arasına başkaları tarafından ihtilaf ve iftirak tohumları saçılmakta ve böylece onları birbirlerine düşürmek için elli türlü oyun oynanmaktadır. Evet, devletler muvazenesindeki güçlü konumunu muhafaza edebilmek için her yolu meşru görenler, rahat idare etme mülâhazasıyla bölme ve parçalama oyunlarını hız kesmeden devam ettirmektedirler.
Müslümanlar, kendi içlerinde birbirleriyle yaka paça olurken başkaları hakem rolünde onların içine girmekte ve servet kaynaklarının üzerine konmaktadırlar. Bir dönem, koskocaman bir cihan devletinin değişik unsurlarını birbiriyle vuruşturdukları, böylece onu paramparça edip değişik yerlerde onun yeraltı ve yerüstü zenginlikleri üzerine kondukları gibi, günümüzde de aynı emel ve arzularla aynı oyunlar oynanmaktadır. Evet, bir dönem Müslüman topluluklar arasında ihtilaf ve iftirak ateşleri yakanlar, bugün de hem de daha sinsice aynı kötülükleri yapmaya devam etmektedirler.