İçeriğe geç

“Fakat çok defa en olumlu hareketlere bile karşı çıkanlar var. En masum hizmetlerde bile bir garaz arıyorlar!” diyebilirsiniz. Ben, devleti teşkil eden müesseselerin size-bize, falana-filâna karşı olduğu kanaatinde değilim. Bazı müesseselerde çığırtkanlık yapan, sürekli sesini yükselten ve başkalarını sese boğan, gürültüleri faaliyetlerinin çok önünde bir kısım kimseler, size devlet gibi görünüyor olabilir. Size karşı olan devlet değildir, halkı iğfal ederek devletin içine çöreklenen menfaat şebekesi bir gruptur. Dolayısıyla, millet için hayatî ehemmiyeti olan çok önemli bir müesseseyi karşınızdaymış gibi görmek büyük bir hatadır. Böyle bir hatadan hareket ederek onu takbih etmek, kötülemek, sürekli tenkitlerde bulunmak, ikinci büyük hatadır.

Diğer taraftan, ülkesini ve milletini seven, evrensel hukuk içerisinde hareket eden devlet ricali, yapmaya çalıştığımız hiçbir güzel faaliyete karşı çıkmıyor, aksine hepsini alkışlıyor, destekliyor. Zira –Rabbimize hamdolsun– biz, millet için kalbi sevgiyle çarpan, sinesi pırpır atan; millete hizmetten başka bir şey düşünmeyen insanlarız. Şahsımız, yakınlarımız veya sevenlerimiz adına, bir arpa kadar dahi menfaat mülâhazamız olmuşsa bunu ispat etsinler. İspat etsinler de, biz de gidelim Kaf Dağı’nın arkasını mesken tutalım, onlar da bizden kurtulsunlar. Ama bunu hiç kimse ispat edemeyecektir. Çünkü zerre kadar bir menfaat mülâhazamız olmadı. Allah rızasının haricinde hırsla talep ettiğimiz bir şey olmadı. O rızayı da Allah’ın yüce adını bir bayrak gibi dünyanın dört bir yanında dalgalandırma vesilesinden başka bir yolla da tahsil etmeyi asla düşünmedik. Âlem bilsin, yedi cihan bir kere daha duysun bunu. Elhamdulillâh, bu konuda yüzümüz aktır; milletimize ve insanlığa hizmet yolunda Cenâb-ı Hakk’ın, “Ben, sizden razıyım.” demesini ummaktan başka bir mülâhazamız olmadı ve –inşâallah– olmayacaktır.

16