Amellerinizi Allah’a ve Resûlüne Arz Ediyor Gibi Yapın
Mü’minin Allah rızası yolunda yaptığı işlerde mükemmele talip olmasıyla alâkalı Tevbe Sûresi’nde ise şöyle buyrulmuştur:
“Amel edin: Yaptıklarınızı Allah da, Resûlü de, mü’minler de görecekler. Sonra gizli ve açık her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız. O da yaptığınız her şeyi bir bir sizin önünüze çıkaracak, karşılığını verecektir.”216
Cenâb-ı Hak, burada bir fiil ortaya koyma mânâsına gelen اِفْعَلُوا fiilini kullanmamış, bunun yerine اِعْمَلُوا buyurmak suretiyle mü’minlere amelde bulunmalarını emretmiştir. Amel etme ise –başka âyet-i kerimelerde sıkça “salih amel” ifadesiyle nazara verildiğinden anlaşılacağı üzere– neticesini hesap ederek belirli bir plân dâhilinde pozitif ve arızasız iş yapma demektir.
Âyet-i kerimenin devamında, amellerin Allah’ın (celle celâluhu), Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve mü’minlerin teftişine arz etme mülâhazası içinde yerine getirilmesi emredilmiştir. Yani bir mü’min öyle bir amel ortaya koymalıdır ki Allah, “Bu iş, işte böyle olur!” buyursun, İnsanlığın İftihar Tablosu (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Bârekallah benim ümmetime!” desin, mü’minler de yapılan amele baktıklarında, “Keşke biz de böyle güzel bir iş yapmaya muvaffak olsaydık!” desinler.