İçeriğe geç

“Kâinat satırlarını derinden derine teemmül et. Çünkü onlar Mele-i Âlâ’dan sana indirilmiş Allah’ın mesajlarıdır.”53 vecizesini dikkate sunmuştur.54 Dolayısıyla önemli olan, ağaçtaki bir yaprakta, salınan bir fidanda Allah’ın kudretini, meşietini, ilmini ve iradesini müşâhede edebilmektir. Hususiyle insan öyle bir âbidedir ki o, eli-ayağı, dili-dudağı, gözü-kulağıyla okunması gereken mücelletler ölçüsünde bir kitaptır. İşte insanın bu kitabı doğru okumaya çalışması, gözünü, mantığını ve muhakemesini yaratılış istikametinde kullanması demektir.

Aynı şekilde insanın, kulağıyla gıybet, iftira, yalan ve lau­bali şeyleri dinlemesi onun “mâ hulika leh”inde (yaratılış istikametinde) kullanmadığını gösterir. Bu da bir nevi israf sayıldığından, onu insana bahşeden Zât, ahirette bunun hesabını soracaktır. Keza Allah insanoğluna diğer canlılara verdiğinden çok daha üst seviyede bir dil nimeti bahşetmiştir. İnsan bunun sayesinde en ince detayına kadar maksadını ifade edebilmektedir. Elbette böyle büyük bir nimetin de bir yaratılış hedefi vardır. Dilin maskaralığa girmemesi, kendini lehviyata salmaması, yalan konuşmaması; aksine hakka tercüman olması, beyanı gerekli olan hakikatleri anlatması, güzelliklerin dellâlı olması da onun yaratılış gayesidir.

83