İçeriğe geç

Hususiyle ciddi bir keşmekeşliğin başını alıp gittiği, hadis kitaplarının “Kitâbü’l-fiten ve’l-melâhim” bölümlerinde anlatılan büyük ve korkunç fitnelerin yaşandığı, herc ü merclerin birbirini takip ettiği ve aldatmanın mârifet zannedildiği bir dönemde, aldatmayan, yanıltmayan ve çevresine her zaman güven telkin eden rehberlere ihtiyaç vardır. Bunun için siz, söz, hâl ve tavırlarınızla kimseyi aldatmayarak insanlığa güvenilir olma dersi vermelisiniz. El-âlem sizi elli sene takip etse, nabzınızın atışında ve kalbinizin ritimlerinde aldatmaya matuf tek bir atışa dahi rastlamamalıdır.

Vâkıa günümüzde pek çokları dünyaya ve dünyalıklara talip olduğundan, konumuna göre şu veya bu derecede dünyanın bir yerinden yakalayarak ondan bir şey koparma ve kotarma sevdasına tutulduğundan başkalarına kendinizi doğru anlatmada biraz zorlanabilirsiniz. “Âlemi nasıl bilirsin? Kendin gibi!” fehvasınca sizi de kendileri gibi bilebilirler. Dünyaya açılmanızın, bütün insanlığı sevgiyle kucaklamanızın, farklı farklı kültür ortamlarında neşet etmiş insanları uzlaştırma ve bir araya getirme gayretlerinizin arkasında farklı maksatlar arayabilirler. Kendileri yaptıkları her işi bir beklentiye bağladıklarından sizin de bu tür dünyevî bir kısım beklentiler arkasında koştuğunuzu düşünebilirler. Hatta size yakın duran ve sizin de kendilerine sevgi ve değer atfettiğiniz insanlar arasından bile bu tür vehim ve endişelere kapılan kimseler çıkabilir. Onlar sizin tavır ve davranışlarınızı kendi duygu ve düşüncelerine göre yorumlayarak farklı mânâlar çıkarabilir ve sizi kendileri adına tehdit olarak algılayabilirler. Fakat siz bunların hiçbirine aldırmadan her fırsatta Allah rızasından başka bir hedefinizin olmadığını anlatmalı, tavır ve davranışlarınızla da bunu sergilemelisiniz.

Niyette İstikamet

2