Özgür Düşünce Ortamı ve Beyin Göçü
Bütün bunların yanında kendi ilmî tecrübelerimizin ürünlerini ortaya koymak suretiyle dünya çapında yaşanan fikir göçünün kendi dünyamıza doğru gerçekleşmesini sağlamak da meselenin ayrı bir yanını teşkil eder. Esasen âleme dilencilik yapmaktan sıyrılmamız, başkalarına el açmadan yaşayabilmemiz, özgür düşünce ile yeni yeni sentez ve analizlere ulaşabilmemiz ancak genç ve zinde beyinlerin kendi ülkelerine hizmet edebilecek imkân ve zemini bulmalarıyla mümkündür.
Bütün Muvaffakiyetler O’ndan!
Ayrıca insan, düşünce ufku ve elde ettiği imkânlar itibarıyla ne kadar yükselirse yükselsin, isterse başı zirvelere ulaşsın, bütün bunları ihsan edenin Allah (celle celâluhu) olduğunu hiçbir zaman unutmamalı; Allah’ın ihsan ve lütufları karşısında hep bir asâ gibi iki büklüm olmalıdır. Çünkü yükseklik, tevazuu gerektirir. Nitekim âlemlere rahmet olarak gönderilen ve çok büyük mazhariyetlere sahip olan İnsanlığın İftihar Tablosu (sallallâhu aleyhi ve sellem) farklı vesilelerle fevkalâdeden bir tevazu ve mahviyet ortaya koymuştur. İşte tıpkı meyveli ağaçların dallarının meyveler ağırlık kazandıkça yere doğru eğilip toprağa dayanmaları gibi, insanlar da Allah’ın lütufları arttıkça tevazu ve mahviyetlerini arttırmalıdırlar.