İşte sıfatlara bu zaviyeden bakılmalıdır. Eğer mü’min sıfatları sizde değil de başkalarında varsa, onlara sahip olan insanlar dünya hayatı itibarıyla payidar ve muvaffak olacak; Rönesans’tan itibaren yaptıkları gibi bilimle elde ettikleri teknolojik güç ve imkânlarla sizi vesayetleri altına alacaklardır. Ne zaman ki siz de hakikat aşkına talip olur, ona göre bir araştırma aşkı oluşturur ve kendinizi delice o işe vererek eşya ve hâdiseleri didik didik edersiniz, işte o zaman, Cenâb-ı Hak da size özel ve ekstra teveccühlerde bulunur. Böylece hem dünyanızı mamur kılmış hem de ebedî saadet yurdunu kazanacak bir yola girmiş olursunuz.
Kitap ve Sünnet’in Kriterleri
Öte yandan ister kalbî ve ruhî hayatımız adına, ister kendi enginliği içinde Müslümanlığı kavramaya çalışmamız namına, isterse gelecekle alâkalı tasarı ve tasavvurlarımız hesabına olsun hangi meseleyi ele alırsak alalım mahrutî bakışa ulaşmalı, hâdiseleri bütüncül bir nazarla analize tâbi tutmalı, mebdeden müntehaya kadar ufkumuzla idrak edebileceğimiz şeyleri görmeye çalışmalı, göremediğimiz şeyler adına da alternatif düşünceler üretmeli ve ürettiğimiz bu düşüncelerimizi sürekli Kitap ve Sünnet’in kriterleriyle test etmeliyiz. Kitap ve Sünnet’in kriterlerine uygun, zamanın ortaya koyduğu tefsirleri yakalayabilmek için ise sürekli temel kaynaklarla günümüz şartları arasında mekik dokumalıyız. Çünkü zaman ve konjonktür en büyük müfessirlerden biridir.