Günümüzde ise İslâm dünyası daha farklı bir çerçevede yine işgaller yaşamaktadır. Eskiden kaba kuvvet kullanarak gerçekleştirilen işgaller, bugün İslâm dünyasının içindeki piyonlar vasıtasıyla yapılıyor. Müslüman coğrafyası, bu piyonlar eliyle sevk ve idare ediliyor. Müslümanlar arasından karakter itibarıyla başkalarının emeline hizmet etmeye müsait tiranlar seçiliyor, onlar sayesinde İslâm dünyası vesayet altında tutuluyor.
Ama şimdiye kadar tarihî tekerrürler devr-i daimi içinde hep aynı şeyler yaşandığı gibi, inşaallah, bundan sonra da millet her yönüyle bağımsızlığını elde edecek, tiranlar dönemi bitecektir. Kim bilir hangi karıncalar yeniden bir kere daha firavunların saraylarını yerle bir edecek, hangi sivri sinekler nemrutları yerlere serecektir. Zira Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), bu mevzuda Cenâb-ı Hak’tan dilekte bulunmuş, Cenâb-ı Hak da O’nun bu dileğine icabet etmiş, “Senin ümmetini ebedî olarak işgale maruz bırakmayacağım.” müjdesini vermiştir.
İftirakın Kaynağı: Beşerî Boşluklar
Son olarak İnsanlığın İftihar Tablosu (sallallâhu aleyhi ve sellem), gaybbîn gözüyle, engin ufku ve fetanetiyle insanlardaki hırs, tama, haset, rekabet, şöhret hissi, makam sevgisi, kendisinden bahsedilme, parmakla gösterilme arzusu gibi duyguların onları bölüp parçalayacağını ve birbiriyle yaka paça hâline getireceğini görmüş, ümmetini böyle bir tehlikeden koruması adına Cenâb-ı Hakk’a yalvarmıştır. Fakat O’nun (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu duasına olumlu cevap verilmemiştir.