Umeyr, kılıcını biledi ve yola koyuldu. Medine’ye geldiğinde alıp mescide getirdiler. Fakat sahabenin Umeyr’e hiç itimadı yoktu. Onun için de, kimse onu Allah Resûlü’yle yalnız bırakmaya razı değildi. Hepsi etten, kemikten kale gibi Allah Resûlü’nün etrafına dizilmiş onu gözetliyorlardı. Umeyr mescide girince, Allah Resûlü, niçin geldiğini sordu. Umeyr, bir sürü yalan söyledi; fakat hiçbirine de Allah Resûlü’nü inandıramadı. Sonunda İki Cihan Serveri şöyle buyurdu: “Mademki sen doğruyu söylemiyorsun, o hâlde ben söyleyeyim: Sen Safvan ile şurada şöyle şöyle konuştun ve beni öldürmek için geldin. Buna karşılık da Safvan senin borcunu ödeyip ailene bakacaktı.”
Umeyr, beyninden vurulmuşa döndü, derhal Allah Resûlü’nün ellerine sarılarak Müslüman oldu. Ve daha sonra İslâm’ı i’lâ yolunda öyle çalıştı ki onun vesilesiyle birçok kişi İslâm’la tanıştı.42
Umeyr ile Safvan arasında geçen bu konuşmayı Allah Resûlü nereden duymuştu? Arada bunca mesafe varken, bu haberi O’na kim ulaştırmıştı?
İnanan-inanmayan herkes bu ve benzeri vak’aları heceleyedursun, biz diğer fasla geçelim…
b. İstikbale Ait Olanlar
ba. Yakın Zamanda
Buhârî ve Müslim, Hz. Üsame’den naklediyor;