Çok sıhhatli olmasa da siyerde şöyle bir vak’a nakledilir: Hz. Abbas, Hz. Ömer’i çok sevmektedir. O, Hz. Ömer’in vefatından sonra onu rüyasında görmek ister. Ancak aradan altı ay geçtikten sonra onu rüyasında görür ve sorar: “Yâ Ömer! Altı aydır neredeydin, seni bir türlü göremedim!” Hz. Ömer ona, “Ancak hesaptan kurtuldum!” der.3 Hz. Ömer, âbide-i İslâmiye ve insaniyedir.. ve nebilerden sonra ka’bına ulaşılamazlardandır. Ancak, ihtimal onun da mukarrabîn ölçüsünde bazı lememleri vardı. Mahkeme-i kübrâda “hasenât-ı ebrâr” diyeceğimiz lememden en ufak bir iz kalmayacak şekilde –muhtemel– bir arınma faslı yaşamıştı.
Şimdi de bizzat rüyada kendim yaşadığım bir müşâhedemi arz etmek istiyorum: Yakın zamanda bir yakınımı gördüm. Arkasından yürüyordum. –Şuuraltı olduğuna ihtimal vermiyorum.– Ona, bir buçuk senedir nerede olduğunu sorunca bana şöyle cevap verdi: “Bir buçuk senede ancak paçayı kurtarabildim!”
Evet, binlerce ehl-i keşif ve müşâhedenin açıktan açığa müşâhedesiyle bir kısım küçük günahları irtikâp etmiş mü’minler, hesaptan evvel kabrin sıkıştırmasıyla herhâlde bu günahlarından arındırılıyor ve huzur-u kibriyaya öyle alınıyorlar.
Kabir sıkmasına, Sa’d b. Muaz (radıyallâhu anh) gibi seviye insanı bir sahabinin durumu açık bir örnektir. O Sa’d ki vefatında Cibril (aleyhisselâm), Allah Resûlü’ne gelip şöyle demişti: “Sa’d’ın ölümüyle Arş ihtizaza geldi yâ Resûlallah!”4 Ayrıca cenazesine iştirak eden Allah Resûlü, ayaklarının ucuna basarak yürüyünce bunun sebebi soruldu. Efendimiz de şöyle cevap verdi: “Cenazesini teşyî için o kadar melâike indi ki, onları rahatsız etmemek için böyle davrandım.”5
Dipnotlar
- 3 Bkz.: Şemseddin Sivasî, Menâkıb-ı Çehar-ı Yâr-ı Güzin s.183.
- 4 Buhârî, menâkıbü’l-ensâr 12; Müslim, fezâilü’s-sahâbe 123.
- 5 Bkz.: İbn Abdilberr, el-İstîâb 2/604; İbn Hacer, el-İsâbe 3/84.