Bunlar konunun esbap dairesindeki izahı. Hakikat-i hâle gelince bu, Allah’ın bir gazabıdır. Allah’ın bu gazabı Hz. Nuh devrine rastlamıştır. Hemen hemen bütün dinler bu hâdiseyi anlatırken ittifak hâlindedirler. Hz. Nuh’la alâkalı Kur’ân’ın ifadesi şüphesiz bizim için biricik gerçektir. Ancak bu vak’a, ne zaman cereyan etmiştir, onu Allah (celle celâluhu) bilir. Üstûreler bu vak’ayı mutlak mânâda Atlantis medeniyetinin denizin dibine battığı yer olan Bermuda Üçgeni’ne bağlarlar. Kim bilir belki de o batan yerde şeytanlara ait bir hükümranlık teessüs etmişti ve onlar, bizim buudlarımızın dışında hükümlerini icra ediyorlardı.
Bu hususu teyit eden bir sahih hadiste Efendimiz, “Helâk olmuş cemaatlerin yerine uğradığınız zaman ağlayarak uğrayın.”2 buyurur. Yine başka bir hadislerinde Allah Resûlü, Tebük’e giderken, “Tebük’e gittiğiniz zaman ben gitmeden sakın Tebük suyundan içmeyin ve dışarıya çıkmayın. Helâk olmuş o cemaatin yerine de uğramayın!”3 buyurur. Ancak iki kişi, bu emri dinlemeyerek helâk olmuş o cemaatin yerine uğrarlar. Netice itibarıyla da onlardan birini korkunç bir fırtına alır ve çok uzaklara fırlatır. Diğerini ise ararlar fakat bulamazlar. Vak’anın bu ikinci kısmını Sahihayn (Buhârî, Müslim) anlatmasa bile meğâzî yazarları naklederler.4 Buradan da anlaşıldığı üzere günah ve cürümlerinden ötürü belâ ve musibete maruz kalmış Lut gölü veya Sodom ve Gomorre gibi yerlerde de şeytanlar saltanat kuruyor olabilirler. Evet, Bermuda Üçgeni’nde de böyle bir şeytan saltanatı bahis mevzu olabilir.
İşte bu ihtimaller içinde bunlardan biri biraz olsun hakikate yakın ise bana göre ötesinde bir şey söylenemez. Bununla beraber ileride yer fiziğiyle ciddî meşgul olan kimseler bu hususta değişik şeyler de ileri sürebilirler.
Dipnotlar
- 2 Buhârî, salât 53, enbiyâ 17; Müslim, zühd 39.
- 3 Buhârî, enbiyâ 17; Müslim, zühd 40.
- 4 İbn Hişâm, es-Sîratü’n-nebeviyye 5/201; el-Beyhakî, Delâilü’n-nübüvve 5/240.