İçeriğe geç

Bazı kimseler, Efendimiz’in cismen değil ruhen miraç yaptığını söylemişlerdir. Buna delil olarak da bazı muteber hadis kitaplarında geçen bir hadise dayanmışlardır.3 Bu hadisin isnadında yer alan ravi Şerik İbn Abdullah İbn Ebî Nümeyr, tâbiîn seviyesinde, hafız olmayan ve Müslim tarafından “Hıfzında zoru vardır.” denilerek cerhedilen bir zattır.4 Bir başka rivayette Miraç hâdisesi anlatırken, “Hatîm’de yatıyordum, geldiler melekler şöyle yaptılar, miraç yaptım, uyandığımda kendimi Hatîm’de buldum.”5 ifadesi geçtiği için “Efendimiz Hatîm’den hiç ayrılmadı.” demişlerdir. Delil olarak gösterilen diğer rivayette ise Hz. Âişe, “Efendimiz’in cesedini hiç kaybetmedim.”6 demektedir. Bu hadisin doğru olması düşünülemez. Zira Efendimiz Mekke’de miraç yaptı; Hz. Âişe o zaman Efendimiz’in döşeğinde değildi ki “Cesedini kaybetmedim.” diyebilsin. Zira Hz. Âişe ile Efendimiz’in izdivacı Medine’de olmuştu.

Evet, bazıları “Miraç, Hatîm’de oldu.” demişler, bazıları ise Süleyman Çelebi’nin, “Ümmühânî’nin evine döndü heman.” sözleriyle ifade ettiği gibi Allah Resûlü’nün amcasının kızı Ümmühânî’nin evinden seyahat yapıp oraya döndüğüne dair rivayeti7 esas almışlardır. Bazıları buradan hareketle “Allah Resûlü iki miraç yaşamıştır. Miracın biri Ümmühânî’nin evinden başlamış, ikincisi ise Hatîm’den başlamıştır. Miracın birisi ruhanî, diğeri ise cismanî olmuştur.” şeklinde bir kanaat izhar etmişlerdir. Ancak hadis kritikçilerine göre bu mesele doğru değildir.8

Efendimiz’in ruh infisaliyle kat-ı meratip ettiğine dair ve Allah ile kavî şekilde münasebetini ifade eden çok vak’alar vardır ve bunlar sayılamayacak kadar çoktur. Miraç meselesi bunlara bağlanamaz. Muteber ve makbul hadis kitapları Allah Resûlü’nün cismi ve ruhuyla bir kere miraç yaptığını söylemişlerdir. Diğerine de ihtimal vermenin yanında biz bu görüşe katılarak, “Allah Resûlü bir kere miraç yapmıştır.” diyoruz.

3