Evet, cuma namazı, haftayı tamamlar ve insanları, Allah’a yaklaşabilecekleri bir yere yükseltir. Onlar da, cuma sayesinde Rabbin rahmetinden istifade etme yolunu düşünürler. Başka bir ifadeyle, altı gün namaz kıldıktan sonra, ulûfe almak üzere belli bir gün belli bir noktaya yükselirler ki, o gün, şuurluların, Hakk’a gönül vemişlerin etekleri mücevherlerle dolar taşar. Dolayısıyla cuma, bir haftalık seyahatin neticesinde belli şeyleri Rabb’den almak üzere belli bir doruğa ulaşmanın ifadesidir. Bu hakikati Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), şu hadisiyle ifade etmiştir: الصَّلَاةُ الْخَمْسُ، وَالْجُمْعَةُ إِلَى الْجُمْعَةِ، كَفَّارَةٌ لِمَا بَيْنَهُنَّ، مَا لَمْ تُغْشَ الْكَبَائِرُ “Beş vakit namaz, bir cuma namazı diğer cuma namazına kadar, hep kefarettirler; büyük günah irtikâp edilmedikçe aralarındaki günahları affettirirler.”295
Görüldüğü gibi Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), günü, haftayı ve seneyi belli bölüm ve parçalara ayırır; o parçalarda eda edilen namazların, namazsız geçen diğer bölümleri nurlandırdığını ifade ederler.
Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerim’de, يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا نُودِيَ لِلصَّلَاةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا إِلَى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ “Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığınız zaman, alışverişi bırakıp hemen Allah’ı anmaya koşun. Bu sizin için daha hayırlıdır, bir bilseniz!”296 ferman etmekte ve sanki, “Sizi davet eden Zât, Mâbud-u Mutlak’tır, Maksud-u bi’l-İstihkak’tır. Cuma namazına davet etmekle sizi yükseltip kurb-u huzuruna almak istiyor.” demekte ve âdeta düğün sahiplerinin, düğün davetiyesinin altına imza attıkları gibi, bu davetin altına “Allahu ekber, Allahu ekber…” sözleriyle imza atmaktadır.