“Ne bundan küçük ne de büyük hiçbir şey yoktur ki, hepsi apaçık kitapta (Kitab-ı mübîn) bulunmasın.” Ehl-i tahkik, Kur’ân’da geçen “İmam-ı Mübîn”in“Levh-i Mahfuz”; “Kitab-ı Mübîn”in de, insanın mukadderâtının ve sergüzeşt-i hayatının bir mahv ve isbat şeridi şeklinde cereyan eden ve bir sinema şeridi gibi insanın her şeyini ihtiva edip, her tarafı dolduran zerreler olduğunu söylemişlerdir. Zerrelerin belli faaliyetleri yüklenmesi ve bütün hareket ve davranışların zaman şeridine takılıp kalması meselesi, “Kitab-ı Mübîn”i şerh etmektedir. İşte bu, Allah’ın kudret kalemiyle yazıp ve kader planına göre tespit ettiği o kitabın adıdır.
Burada “Kitab-ı Mübîn” tabirinin zikredilmesi oldukça mânidardır. Yani ister atomdan büyük –meselâ, molekül zerreleri– isterse atomdan küçük –meselâ, elektron ve kuarklar– olsun –burada teori farklılıkları mahfuz– bunların hepsi, Allah’ın kudretiyle hareket etmekte ve Kitab-ı Mübîn’de kaydedilmektedirler.
Dipnotlar
- 67Yâsîn sûresi, 36/12.
- 68Bürûc sûresi, 85/22.
- 69Mâide sûresi, 5/15; En’âm sûresi, 6/59; Yûnus sûresi, 10/61; Hûd sûresi, 11/6; Neml sûresi, 27/1, 75; Sebe sûresi, 34/3.