Diğer taraftan وَمَثَلُهُمْ فِي الْإِنْج۪يلِ“Onların İncil’deki vasıflarına gelince”: كَزَرْعٍ“Onlar tıpkı bir ekin gibidirler.” Ekin, tohumla meydana gelir ve maddîdir. Tohum, bir cisimdir ve tıpkı yumurtadaki ukde-i hayatiye ve insandaki sperm gibi hayat programı yüklenmiş bir cisim. أَخْرَجَ شَطْأَهُۧ “Topraktan rüşeymini çıkarır.” ki, o da bir maddedir. شَطْأَ kelimesinde maddî yapının zuhuru gibi bir mûsıkî de gizlidir. Burada her kelime, mükemmel sözcüğüyle ifade edilemeyecek ölçüde seçilmiş.. seçilmiş ve âdeta bir dantelanın atkıları hâlinde örgülenmiştir. فَاسْتَغْلَظَ“Gılzet kazanır, kalınlaşır, sertleşir.” Burada da mesele yine hep madde etrafında dönmektedir. Zira mânânın, ruhun, metafiziğin kalınlaşması söz konusu değildir. فَاسْتَوٰى“O maddî yapı üzerinde kalkar, doğrulur.” demektir. عَلٰى سُوقِه۪ İnsanın sâkı, bacaklarıdır. Filiz ve ağacın sâkı ise sapıdır. يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ“Öyle ki, tohumu, toprağın bağrına atan insan bile, onu bu hâliyle gördüğü zaman şaşkınlıktan kendisini alamaz.”لِيَغ۪يظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ“Netice itibarıyla kâfirleri öfkelendirsin diye.” Bu ise, başkalarının gözünü doldurması, onların içine takdir, dehşet ve korku salması gibi hep maddeye müteallik şeylerdir.