Ayrıca bilinmesi gerekir ki, hadis-i şerifte de ifade buyurulduğu üzere cihad terk edildiği zaman vahyin bereketi kesilir. Öyle ki insanlar artık hak ve hakikat adına ciddi bir şey söyleyemez hâle gelirler. Hatta teologların söyledikleri bile laf u güzaftan, lafazanlıktan öteye geçmez olur. Bu açıdan da mü’minler i’lâ-yı kelimetullah adına her zaman gayret içinde olmalı ve tabiî yaptıkları o şeyi sırf Allah rızası için yapmalı, nefislerini asla işin içine katmamalıdırlar.
Hem Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) beyanları içinde cihada denk ikinci bir amel yoktur ve ona denk bir şey yapılamaz. Bu husus Ebû Hureyre Hazretleri’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte şöyle anlatılmaktadır: “Allah Resûlü’ne (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir gün şöyle bir soru sordular: ‘Ey Allah’ın Resûlü! Allah yolunda yapılan cihada hangi amel denk olur?’ Buyurdular ki, ‘(Başka bir amelle) ona güç yetiremezsiniz.’ Soruyu soranlar ikinci ve hatta üçüncü sefer tekrar sordular: Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) her seferinde aynı cevabı verip: ‘(Bir başka amelle) ona güç yetiremezsiniz.’ dedi ve sonra şunu ilave etti: ‘Allah yolunda mücahede edenin misali, mücahid cihaddan geri dönünceye kadar hiç ara vermeksizin oruç tutan, namaz kılan ve Allah’ın âyetlerini okuyup duran kimse gibidir.’”2
Niyetin Enginliği
Dipnotlar
- 2 Buhârî, cihâd 2; Müslim, imâret 110.