Nitekim, insanların zihin selâmetini görüp gözettikleri ve fıtrata uygun yaşadıkları dönemlerde pek çok hâfıza dâhîsi yetişmiştir. Duyduğu bir şeyi ikinci defa tekrar etmeye lüzum hissetmeden ezberleyen Hazreti Ebû Hüreyre;1 Resûl-i Ekrem Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) emri üzerine on beş-yirmi gün içinde mektup yazabilecek ve gelenleri de tercüme edecek kadar İbranice’yi öğrenen Zeyd İbn Sâbit2 gibi yüzlerce sahabi duyduklarını bir defada öğrenen ve bir daha da unutmayan insanlardı. Özellikle tâbiîn ve tebe-i tâbiîn dönemleri hâfızasının hakkını veren insanlarla doluydu. Meselâ; Ahmed İbn Hanbel, muhteva aynı olsa bile, farklı sened ve metinlerle nakledilen sahihi, haseni ve zayıfıyla bir milyon hadisi ezberlemiş;3 kırk bin hadis ihtiva eden meşhur Müsned’ini üç yüz bin hadisten seçerek meydana getirmişti.
Heyhat ki, zamanımıza doğru gelindikçe âdeta hâfızalar da dumura uğradı. İnsanlar yirmi kere okudukları çok kısa metinleri bile hıfzedemez ve en basit mevzuları dahi anlayıp öğrenemez hâle geldiler. Bulanık zihinler, dağınık fikirler ve kirli kalbler sebebiyle hem öğrenme süresi alabildiğine uzadı hem de çabucak unutma hastalığı ortaya çıktı. Bugün öğrenilenlerden yarın hiçbir eser kalmamaya başladı. Öyle ki, günümüzde hâfızasından şikâyet etmeyen ve nisyandan dert yanmayan insan bulmak âdeta imkânsızlaştı. Belki her dönemde pek çok insan aynı derdi dile getirmişlerdi; fakat, meselâ tabiîn’den birinin şikâyeti bir sayfayı artık bir kere okumayla ezberleyememektendi, günümüz insanının şekvası ise, bir metni otuz kere de okusa hâfızasına kaydedememek ya da çok kısa bir süre sonra hiçbir şey hatırlayamamak şekline büründü.
Zihin Kirliliği
Dipnotlar
- 1 Buhârî, ilim 42, menâkıb 28; Müslim, fezâilü’s-sahabe 159.
- 2 Tirmizî, istîzân 22; Ebû Dâvûd, ilim 2; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 5/186.
- 3 Bkz.: İbn Asâkir, Târîhu Dimaşk 4/419.