İbn Mes’ud (radıyallâhu anh) Resûl-i Ekrem Efendimiz’in kabristandaki bir hâlini şöyle anlatır: “Hazreti Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) elindeki çubukla yere kare biçiminde bir şekil çizdi. Sonra, bunun ortasına bir çizgi çekti, onun dışında da bir hat çizdi. Sonra bu hattın ortasından itibaren bu ortadaki hatta istinat eden bir kısım küçük çizgiler attı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu çizdiklerini şöyle açıkladı: “Şu çizgi insandır. Şu onu saran kare eceldir. Şu dışarı uzanan çizgi de onun emelidir. (Bu emel çizgisini kesen) şu küçük çizgiler ise musibetlerdir. Bu musibet oku, yolunu şaşırarak insana değmese bile, diğer biri değer. Bu da değmezse ecel oku değer.”16
Habîb-i Ekrem Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ölümü ve eceli hatırlatışı sahabenin gözlerini yaşartmış, Hazreti Osman gibi bazıları ağlamışlardır.17 Çünkü, bir cenazenin teşyii ve defin zamanı muhasebe ve ölümü derince duyma anıdır; musalla ve kabir içten içe ağlanacak mekânlardır. Tabut ve mezar, insanın bir gün kendisinin de içine gireceğini düşündürmesi gereken iki hatırlatıcıdır. Kabristan “Nice olur benim hâlim!” mülâhazasına bağlı olarak girilmesi gereken bir yerdir.
Mevtayı Nasıl Bilirsiniz?
Dipnotlar
- 16 Buhârî, rikak 4; Tirmizî, kıyâmet 35; İbn Mâce, zühd 37.
- 17 Buhârî, rikak 4; Tirmizî, kıyâmet 35; İbn Mâce, zühd 37.