İçeriğe geç

Burada istidradî olarak son bir meseleyi daha arz edeyim: Bazı hususları tenkit ederken, kusur ve kabahatleri söylerken bazı kimselerin, memnuniyetsizliklerinden dolayı yavaş yavaş kenara çekilmelerine de sebebiyet vermemeli. Gayr-i memnunlar bir tane, iki tane, üç tane… diye azımsanmamalı. Bildiğiniz gibi, gayr-i memnunların kurdukları küçük bir köy bile yoktur; fakat yıktıkları çok büyük devletler vardır. Kocaman cihan devleti Roma İmparatorluğu’nu Spartaküs gibi bir köle, etrafına topladığı kölelerle sarsmış ve yıkılacak hale getirmiştir. Neticede Roma’yı gayr-i memnunlar yıkmışlardır. Bundan dolayı, bir, iki, üç kişi deyip onları azımsamayın. Onların yaptığı tahriptir; Üstad’ın ifadesiyle, “tahrip esheldir, kolaydır”; zayıf tahripçi olur. Bir binayı tamamlamak bazen yıllar alır, dünya kadar insanın emeğini gerektirir.3 Fakat, bir serseri çocuk tek kibritle yakıp kül edebilir o koca binayı. Öyleyse, serseri çocukların kibrit kullanmasına meydan vermemeli, tenkitlerini dinleyip çözüm üretmeli.

Hâsılı, tenkit ideale yürümede bir yoldur. Yıllanmış insanlar senelerin getirdiği tecrübe ve mümareselerini insanları hayra teşvik etme ve onlara örnek olma yolunda kullanmalıdır. Bununla beraber, hatırı sayılan ve sözleri yara yapmayan bir kimse gördüğü eksik ve hataları da üslûbunca söylemelidir. Fakat, bunu yaparken, gurur ve çalımdan, el-ayak hareketleri ve sevimsiz mimikler gibi Allah’ın sevmediği şeylerden kaçınmaya çalışmalı, kalblerin tepki göstermesine meydan vermemelidir. Eğer doğrudan söyleyemeyecekse bir topluluk içinde ortaya konuşmalı, herkesin kendi payını almasını ummalı ama kat’iyen hiç kimsenin gıybetini yapmamalıdır

302