Aynı temkin ve sükût hasletini sahabi efendilerimizde de görebilirsiniz. Ben, Hazreti Ebû Bekir’in (radıyallâhu anh) Peygamber Efendimiz’in huzurunda konuştuğu bütün sözlerin yüz cümleyi geçmediğine kânîyim. İddiada bulunmak, bir şey iddia etmek bir yönüyle kendini bilmezliktir, haddi aşmaktır; bir riya ve kendini satmadır. Bundan dolayı, kendimle alâkalı bir iddiada bulunmaktan Allah’a sığınırım. Fakat hadis, siyer ve magazi kitaplarının tamamı taransa Hazreti Sıddık-ı Ekber’in, Allah Resûlü’nün huzurundayken konuştuklarının yüz cümleyi geçmeyeceğini iddia ediyorum. Oysaki, Hazreti Ebû Bekir konuşmasını çok iyi bilir, çok güzel konuşurdu. Yine bir belâğat ve talâkât üstâdı olan Hazreti Ömer, Hazreti Ebû Bekir’in Benî Saîde Sakîfesindeki konuşmasını hayranlıkla anlatır, onun ruhlara nüfuz edişini, kendisinin söylemeyi planladığı sözlerin aynısını çok güzel bir üslûpla onun dile getirişini takdirle yad eder. Yani, Hazreti Ebû Bekir söz söylemesini bilen bir insandı. Efendimiz’i de en iyi anlayanlardan birisiydi. Bir gün Allah Resûlü söz lâl ü güherlerini etrafa saçarken, o hayran hayran Efendimiz’e bakmış ve coşkun bir edayla مَنْ أَدَّبَكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ deyivermişti.8
Dipnotlar
- 8 es-Sehâvî, el-Makâsıdü’l-hasene s.74; el-Aclûnî, Keşfü’l-hafâ 1/72.