Cenâb-ı Allah, “Sen, de ki: ‘Yâ Rabbî! Şeytanların vesveselerinden, onların yanımda bulunmalarından Sana sığınırım!’”9 buyuruyor. “Şeytan” değil de اَلشَّيَاطِينِ diyor; yani, bir tane değil, pek çok şeytandan, onun avenesinden, dost ve yardımcılarından Kendisine sığınmamızı emir buyuruyor. “O şeytan, cinlerden de olur, insanlardan da.”10 diyerek cinler arasında olduğu gibi insanlar arasında da şeytan fıtratlı, şeytanın yardımcısı kimseler bulunduğunu haber veriyor. Allah’ı inkâr eden, inkâra dokunulduğu zaman kendisine dokunulmuş gibi rahatsızlık duyan, küfre kilitlenmiş tabiatlara dikkat çekiyor. İşte, eğer siz hayırlı bir iş yapıyorsanız, cinnî ve insî şeytanlar, mutlaka ona mani olmak isteyeceklerdir. Size meyleden insanların da başlarına gem vurmaya, onları başka vadilere çekmeye çalışacak, o hayırlı faaliyetlerinizden istifade etmelerine engel olacaklardır. Sürekli, hayırlı işlerin önünü kesmeye çalışacak, daima salihâtla aranıza setler çekeceklerdir. Bazen, malla, bazen dünyevî menfaatlerle, bazen şehvet, servet ve devlet vaadiyle hiç durma bilmeden size musallat olacak ve Allah’ın rızasına giden yolda ayağınıza çelmeler takmaya çalışacaklardır.
Dipnotlar
- 9 Mü’minûn sûresi, 23/97-98.
- 10 Nâs sûresi, 114/6.