İçeriğe geç

Bütün sermayemizi bir kırık testi misali o havz-ı kebire atma ve testimizde ne kadar su varsa oraya dökme mecburiyetindeyiz. İnsanlığın İftihar Tablosu “Kardeşlerim!”12 demişti. O kardeşliğin hatırına “Yâ Rabbi! İttifak ve ittihadımız adına elimizden gelen budur; gücümüz, takatimiz bu kadar. Kalblerimizi telif et!” diye dua dua yalvarmalıyız. Sizler dualarınızda: “Allahım kalblerimize ittihat ver!” diye bir vefa eseri olarak bütün arkadaşlarınızı teker teker, isim be isim zikrediyor musunuz? Fahr için değil; ama misal teşkil etme adına söyleyeyim, ben zikrediyorum. Dua ederken hayal dünyamda her yeri dolaşıyor, herkesin adlarını teker teker yâd ediyor ve bunu yapmamayı kardeşlerime, arkadaşlarıma en büyük vefasızlık sayıyorum.

Evet, çocuğu olmayan çocuğum olsun diye, hastalığı olan hastalıktan kurtulayım diye Cenâb-ı Hakk’a hangi heyecan ve ızdırapla yalvarıyorsa aynı heyecan ve aynı ızdırapla; “Allahım! Kardeşlerimizin kalblerini telif buyur!” diye yüreğimizi çatlatırcasına yalvarabilmeliyiz. Kaldı ki bu noktada yapılabilecek şeylerin en basitidir dua. Bu fikre iştirak ediliyorsa ve hâlâ dua etme konusunda gevşek davranılıyorsa dilim varmıyor söylemeye; ama bu tavır –hâşâ– Cenâb-ı Hakk’ı umursamazlık anlamına gelir. O’nu, O’nun meşîet ve kudretini umursamama O’na karşı saygısızlık demektir.

Fazla söze hâcet yok. Allah’ın bir insana vereceği en büyük nimetlerden birisi istemeyi vermesidir. O, bir insana istemeyi vermiyorsa, o zaman vermeyecek demektir.

Ekip Ruhu

49