Her ne kadar küsme çok çirkin, çok mezmum bir fiil ise de, kendini ilme, insanlığa adamış fedakâr ruhlar arasında da bazen vuku bulabilir. Bundan dolayı topluma ve hayata dair değişik anşlarda dargınlık ve küskünlükleri gidermeye matuf ekipler oluşturulmasında ciddî yarar görüyorum. Zira Hazreti Pîr’in ifadesiyle vifak ve ittifak, yani insanların anlaşıp uzlaşmaları tevfik-i ilâhînin en önemli bir vesilesidir.31 Bunu teyit eden bir âyet-i kerimede şöyle buyruluyor: يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ“Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir.”32 Yani Allah’ın himayesi, inayeti, riayeti, kilâeti, lütfu, ihsanı onların üzerindedir. Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu âyet-i kerimeyle alâkalı buyuruyor ki: يَدُ اللّٰهِ مَعَ الْجَمَاعَةِ“Allah’ın eli cemaatle beraberdir.”33 Bir başka hadis-i şerifte ise Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm (aleyhi elfü elfi salâtin ve selâm) şöyle buyuruyor: مَنْ أَرَادَ بُحْبُوحَةَ الْجَنَّةِ فَلْيَلْزَمِ الْجَمَاعَةَ“Her kim Cennet’in göbeğine otağını kurmak isterse, toplumdan ayrılmasın.”34 Yani ihtilâf ve iftiraklara düşmesin. Zira toplumdan, heyetten kopan aynı zamanda Allah’ın inayetinden de uzaklaşmış olur. Evet, küskünlük, dargınlık, hazımsızlık, çekememezlik veya bazı şeyleri içine sindiremediğinden dolayı bir heyetten cüda düşen aynı zamanda Allah’ın inayetinden de cüda düşmüş demektir.
Küçük Diye Bir Şey Yoktur