Bir hadis-i şerifte geçtiği üzere Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) sahabe-i kiram efendilerimize: جَدِّدُوا إِيمَانَكُمْ“İmanınızı yenileyiniz!” tavsiyesinde bulunur. Bunun üzerine kendisine; “YâResûlallah! İmanımızı nasıl yenileyelim?” diye sorulduğunda, İnsanlığın İftihar Tablosu (aleyhissalâtü vesselâm): أَكْثِرُوا مِنْ قَوْلِ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ“Lâ ilâhe illallah” sözünü (zihnen, kalben, lisanen) çokça yâdedin.” buyurur.2 O hâlde siz bilgi havuzunuza sürekli bir şeyler akıtarak imanınızı, İslâmî düşüncenizi ve ihsan mülâhazanızı yenilemeye çalışacaksınız. Böylece, gönül dünyanızda tebahhur edip uçan, dışarıya kaçan bilgilerin birkaç katı malûmatı farklı kanallardan tekrar oraya akıtacak; akıtıp meydana gelen boşluğu yeniden dolduracaksınız. Tekvînî emirleri tetkik edecek, tefekkür vadilerinde dolaşacak, geçmiş bilgilerinizi bugünkü bilgilerinizle mezcedip sürekli yeni tahlil ve terkiplere ulaşacak, analiz ve sentezler yapacak ve böylece her gün elde ettiğiniz bilgilerle imanınızı bir kere daha yenileyeceksiniz.
İnsanın bedeninde her an değişme ve başkalaşmalar meydana geliyor. Vücuttaki bütün hücreler, hücrelerdeki bütün atomlar, atomlardaki bütün elektronlar değişikliğe maruz kalıyor. O hâlde sürekli başkalaşan ve önceki günden farklı bir bedene sahip olan insanın, kendini mamur hâle getirecek ve ona gerçek donanımını kazandıracak imanını yeniden, bir kere daha elde etmesi gerekir. Böyle yapabildiği takdirde insan, durgunluk ve ölgünlüğe başkaldırmış, savaş açmış ve kendini bir kez daha ifade ve ispat etmiş olacaktır.
Canlılığın Âb-ı Hayatı: Sohbet-i Cânan
Ferdî tefekkür, tedebbür ve tezekkürün yanında insanın zirvelerde tutunmasını ve kazandıklarını kaybetmeksizin yoluna devam etmesini sağlayan önemli bir diğer vesile de sohbet-i cânandır. Bu öyle bir sevgi, öyle bir aşk ve öyle bir iştiyaktır ki, bir hak dostu heyecan dolu ifadeleriyle bu hissiyatını şöyle seslendirir:
Dipnotlar
- 2 Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 2/359; Abd İbn Humeyd, el-Müsned s.417.