İçeriğe geç

Mesela faiz meselesini ele alacak olursak, Kur’ân-ı Kerim onu hicretin dokuzuncu yılında haram kılmış ve faiz yiyenler hakkında şu sert ikazı yapmıştır: “Faiz yiyenler tıpkı şeytanın çarptığı kimsenin kalkışı gibi kalkarlar. Bu, onların ‘Alışveriş de faiz gibidir.’ demelerindendir. Hâlbuki Allah alışverişi helal, faizi ise haram kılmıştır. Her kime Rabbinden bir talimat gelir de bu kötü işten vazgeçerse, daha önce yaptığı muamele kendisi için geçerlidir, hakkındaki hüküm de Allah’a aittir. Her kim tekrar faizciliğe başlarsa, işte onlar cehennemliktir, hem de orada ebedî kalacaklardır.”120

Fakat bunun öncesinde faiz ile ilgili inzal buyurduğu âyet-i kerimelerle zihinleri hazırlamış, insanları yavaş yavaş ondan soğutmuş ve nihayetinde yukarıdaki âyet-i kerimeyle onu kesin olarak haram kılmıştır. Konuyla ilgili gelen ilk âyette Allah faiz ile zekâtı kıyaslamış ve şöyle buyurmuştur: “Başkalarının mallarıyla artış sağlasın diye faize verdiğiniz para, zahiren fazlalaşsa da Allah’ın nezdinde artmaz. Ama Allah’ın rızasını arzulayarak verdiğiniz zekâtlar, O’nun nezdinde bereketlenir.”121 Daha sonraki âyet-i kerimelerde, geçmiş şeriatlarda da faizin haram olduğuna dikkat çekilmiş ve faiz yedikleri için Yahudiler kınanmış,122 bir cahiliye uygulaması olarak sermayenin kat kat faizinin alınması yasaklanmış123 ve son olarak da zikrettiğimiz ilk ayet-i kerimeyle kesin ve mutlak yasak gelmiştir. Aynen faiz gibi içkinin haram kılınması da dört aşamada gerçekleşmiştir.

Saadet Asrı’ndan Sonra Tedricilik

225