Aynı şekilde, insanlara hak ve hakikati anlatma ve onlara doğru yolu gösterme adına bir kredi olarak kullanılabilecek olan nam, nişan ve şöhret, sadece şahsî bir kısım arzu ve heveslerin tatminine vasıta kılınıp insanı alkış beklentisine ve popülizme sokuyorsa o da insan için ayrı bir musibet olur. Hazreti Pîr böyle bir şöhret için “zehirli bal” tabirini kullanmıştır.10 Nitekim şöhrete müştak ve müptela olan çoklarının gözümüzün önünde zehirlenip gittiklerini üzülerek müşahede ediyoruz.
Tıpkı kuvvet ve şöhret gibi şehvet de insan için hem bir nimet hem de öldürücü bir virüs olabilir. Eğer neslin devamı için peşin bir ücret olarak insana bahşedilen bu duygu, meşru dairede kullanılırsa Allah’ın insana bahşettiği önemli bir nimet olur. Fakat insan meşru dairedeki zevk ve lezzetlerle iktifa etmeyerek bohemliğe girer ve gayrimeşru dairede değişik tatmin yollarına saparsa şehvet onun için bir bela olur. Günümüzde niceleri şehvet virüsü yüzünden devrilip gitmişlerdir. Bazıları da insanların bu zaafını değerlendirerek onları esir etmiş, ipotek altına almış ve sonra da istediği istikamette kullanmıştır.