İçeriğe geç

Evet O, semere olduğu gibi çekirdektir de; ilk işaret olduğu gibi son alâmettir ve besmele ile mermuz bulunmasının yanında sırr-ı fatihadır. O’na, geriden gelen öncü de diyebilirsiniz; zaten kendileri de نَحْنُ الْاٰخِرُونَ السَّابِقُونَ“Biz ipi göğüsleyen arkadaki öncüleriz.”36 demiyor mu.! Her nebinin ümmeti kendi peygamberinin arkasından yürüyeceğine37 göre, Hz. Ruh-u Âzam’a (sallallâhu aleyhi ve sellem) iktida edenlerin nerede durdukları/duracakları bizim için en büyük bir bişaret olsa gerek.. evet O, Ruh-u Âzam’dır (aleyhi ekmelüttehâyâ) ve ümmeti de en bahtiyar ümmettir.

Tasavvuf terminolojisinde geçen “Ruh-u Âzam” tabirini, hakikat-i Ahmediye (aleyhi salavâtullâhi ve selâmuh) olarak yorumlayanların sayısı hiç de az değildir. Aslında O zat, bütün esmâ ve sıfât-ı sübhaniyenin mücellâ bir aynası olması itibarıyla, âlem-i mülkün de melekûtun da en dırahşan çehresi ve en dilruba kametidir. O’nun neşrettiği nurlar sayesinde bütün eşya ve hâdiseler doğrudürüst okunan bir kitap hâline gelmiş; insanlık nereden gelip nereye gittiğini açık seçik öğrenmiş; ebediyete meftun insan ruhu onun sonsuz saadet vaatleriyle yepyeni bir vilâdet yaşamış ve derken bütün cismaniyetin karanlıklarından kurtulmuştur.

196