İçeriğe geç

6. İnsan, ortaya attığı herhangi bir düşünce, tez ve fikrine karşı medenice fikir münazarası şeklinde mukabelede bulunulduğunu görse, yalan-yanlış da olsa, fikirlerini müdafaaya devam edebilir. Fakat bir insanın tek başına, her an ayrı bir ölüm tehdidi karşısında sabredip direnmesi; hele hele ruhunu, kalbini ve şahsiyetini örseleyici, alaya alınma, yüzüne tükürülme ve hakaretlere maruz kalma gibi hâdiseler karşısında bile, davasından dönmemesi ve asla ümitsizliğe düşmemesi O’nun doğruluğuna şaşmaz bir delildir.

7. Bugün pek çok insan görürsünüz ki; söz gelimi sıcak günlerde oruç tutamadığı için mazur görülsün ister. Şimdi o asra gidin; üstten güneşin, alttan taşlık ve kumluk çölün, içten çile, ızdırab ve binbir ölümün sıcaklığını göz önüne getirin; sonra da, hayatında meyvelerini göremeyeceği -hâşâ- bir yalan uğruna, kişinin ortaya atılıp, onca eziyet ve işkencelere katlanmasının; hurma dallarından yapılma yatakta yatıp, günlerce karnına taş bağlayacak derecede aç kalmasının ve hayatının büyük bir bölümünü savaş meydanlarında geçirmesinin mümkün olup olamayacağını düşünün..!

8. Önemli olan, bir dava ile ortaya çıkmak değildir; önemli olan, getirdiği prensipleri bizzat tatbik edip, davasına mükemmel bir numune olabilmektir. Tarihte, büyük diye tanınan nice sistem koyucu ve kanun vaz’ediciler vardır ki, söylediklerini yaşamadıklarından dolayı hüsnü kabul görmemiş, dava ve sistemlerini sürekli kılamamış ve samimî, heptenci ve sadık taraftarlar bulamamışlardır. “Namaz kılın.” diyen O Zât’ın kıldığı namazlara, “Zekât verin.” diyen O Zât’ın infak ettiği mallara, “Oruç tutun.” diyen O Zât’ın tuttuğu oruçlara ve haramlara karşı çıkan O Zât’ın haram karşısındaki tavrına bakın!..

12