İçeriğe geç
146. Bölüm

Hz. Halid’in Yemen’de Muvaffak Olamaması

Hz. Halid’in Yemen’de Muvaffak Olamaması

Hz. Halid’in irşad için Yemen’e gönderilmesi ve bir müddet sonra geriye alınıp yerine Hz. Ali’nin vazifelendirilmesi bir vak’adır. Ama bu vak’anın Efendimiz (sav) için söylenen yukarıdaki hükümle çelişkili bir yanı yoktur. Şöyle ki:

Birincisi: Hz. Halid hassas bir insandır. Hatta bazı zayıf rivayetlerin anlattığına göre, daha İslâm’a girişinin ikinci gününde, sefere çıkan bir seriyyeye katılamadığı için, evine çekilmiş ve sabaha kadar ağlamıştı. Bundan da anlaşıldığı üzere, O’nun irşad ve tebliğ adına dahi olsa, bazı beklentileri vardı. O her zaman aktif ve vazife peşindeydi. Şimdi böyle bir kabiliyet ve istidadı yerli-yerinde kullanmak oldukça zor bir meseledir. Bu zorluğun bir yönü, istihdam edene âit olsa -ki Efendimiz (sav) için böyle bir durum söz konusu olamaz- diğer yönü de Hz. Halid’e âittir. Çünkü o esnada Hz. Halid, verilen her şeyi yapabileceğine inanmaktadır. Onun içindir ki, Efendimiz (sav), Hz. Halid’i Yemen’e göndererek âdetâ eline bir mezura vermiş ve ona, Kendi boyunun ölçüsünü kendin al’ demiştir. Böyle bir tecrübeye Hz. Halid’in ihtiyacı vardır. Öyleyse irşad adına yapılan böyle bir gönderme işi, Yemenlileri olmasa bile, Hz. Halid’i irşad etme bakımından fevkalâde isabetli ve yerindedir.

İkincisi: Yemenliler fıtrat itibariyle sert ve haşindir. Öncelikle Hz. Halid’in gönderilmesi, onların huşûnetini ta’dil etme hikmetine mebnîdir. Nitekim Hz. Halid, üzerine aldığı bu misyonu hakkıyla eda etmiş ve kendisinden sonra gelecek Hz. Ali’ye hizmet edebileceği müsâit bir zemin hazırlamıştır. Şimdi eğer Hz. Halid bu gayeye yönelik Yemen’e gönderildiyse, yine isabet ortadadır.

226