Ne var ki, benlik iyi bir terbiye görmeyince veya su-i istimal edilince zararları da olabilir. İnsan mahiyetinde bir yönüyle benliğe benzeyen, şehvet, öfke, inat, hırs gibi başka duygular da vardır.. ve bunlar insana âit bir kısım boşluklardır. Nasıl bunlar, yüzleri terbiye ile âli, bâkî gerçeklere ve uhrevîliğe döndürüldüğünde önemli birer insanî derinlik haline gelirler terbiye görmediklerinde de insan için çok tehlikeli olurlar bunun gibi benlik de, iyi bir terbiye ile Hakk’ı gösteren pırıl pırıl bir ayna olabilir..
Evet benlik dahil, yukarıda kaydedilen fena yüzlü hasletler bir yönüyle şeytanın rahatlıkla işletebileceği nefis mekanizmasının parçalarıdırlar. Ancak, Efendimizin (sav), ‘Her insanın bir şeytanı vardır. Benim de.. ne var ki benim şeytanım bana teslim olmuştur’ dediği gibi, nefis mekanizmasını da her zaman yola getirmek ve teslim almak mümkündür. Durum böyle olunca, şehevanî duygularla insan kötülüklere açılıyor diye onun olmamasını istemek, insanlığın da olmamasını istemek demektir.
Öyleyse bir taraftan şehevanî duygulara tamamen inhimak etmek gibi bir ifrattan, diğer taraftan da bütün bütün şehevanî şeylerden tecerrüt gibi bir tefritten kaçınarak orta yolu bulmak gerekir ki, o da, meşru dairedeki zevklerle, lezzetlerle iktifa edip harama girmemek şeklinde tarif edilebilir. Ve yine bazı mes’elelerde insanın dişini sıkıp dayanması lazımdır. İhtimal inat hissi de insana bunun için verilmiştir.