İçeriğe geç

Ayrıca insan, sürekli murakabe halinde olmalıdır. Kasemle sizi te’min ederim ki, ne zaman bir velinin önüne otursam, içimi görecek diye hep korkmuşumdur. O anda sohbette köpekten bahsedilse, ‘acaba âlem-i misalde benim hâlimi köpek gibi mi gördü de, ondan söz ediyor’ diye titremişimdir. İmam-ı Rabbânî, bedenî yapısı itibariyle kendisini ‘merkeb’ seviyesinde bile görmediğini ifade eder. Üstad, sürekli kendisini yerden yere vurur ‘Sen, dine hizmet ediyorum diyorsun, bil ki, Allah, bir racül-ü facirle de bu dini teyit eder. Sen kendini işte o racül-ü facir bilmelisin’ der. Gerçi tahdis-i nimet gereği, Sözler’in güzel olduğunu söyler ama, ardından da Sözler’deki güzelliğin tamamen Allah’a âit olduğunu ilan eder. ‘Asma çubuğu üzümleri sahiplenemeyeceği gibi, sen de, sende olan nimet-i İlâhiyeyi sahiplenemezsin’ der. İşte, şirkten kurtulmak ve kazanma noktasında kaybetme çukuruna düşmemek için bu hususların insanlara hem de sürekli olarak hatırlatılması lazım…

118