“Çocuklarınıza yedi yaşından itibaren namazı öğretiniz.”16 Evet çocuk, o devreye kadar, kendi tecessüsleriyle yaptığınız şeyleri zaten kavramıştır. Artık bir mânâda size sadece, onun elinden tutup o güne kadar tecessüsleriyle algıladığı şeyleri açıklama, yerinde tergiple teşvik, yerinde de biraz terhiple uyarma kalıyor. Öyleyse belli bir yaşa kadar hâl ile gösterme esas iken belli bir dönemden sonra fikrî seviyesine göre ve mantığına hitap edecek şekilde her konuyu şerhetmek gerekecektir. Arz edilen bu delillerin ışığında çocuk, bazıları itibarıyla Mâbud-u Mutlak olan Hz. Allah karşısında altı yaşında, bazıları itibarıyla sekiz yaşında, bazıları için de en geç on yaşında bir yetişken kabul edilerek onore edilmeli, izzetine ihtimam gösterilmeli ve her şey ona peygamberâne bir azimle anlatılmalıdır. İbadete alıştırma mevzuunda gösterilecek gayretler de aynı ciddiyeti ister.
Allah Resûlü: “Hayâ imandan mühim bir rükündür.”17 buyurmaktadır. Diğer bir hadis-i şerifte: “Hayâsı olmayanın imanı da yoktur.”18 şeklinde ferman eder. Öyleyse hayâlı, edepli, terbiyeli yetişmesini düşündüğümüz nesillerin daha küçükken üzerlerinde durulmalıdır ki, olgunluk devresine geldiklerinde, onlar da o hâl ile hâllensin ve ahlâk-ı Kur’âniye ile mütehallik olsunlar.
Dipnotlar
- 16 Tirmizî, salât 182; Ebû Dâvûd, salât 26; Dârimî, salât 141.
- 17 Bkz.: Buhârî, îmân 3; Müslim, îmân 57, 58.
- 18 Bkz.: İbn Ebî Şeybe, el-Musannef 5/213; el-Buhârî, el-Edebü’l-müfred s.445.