Günümüzde böyle aklını yitirmiş ve tamamen şeytanın güdümüne girmiş nefs-i emmârenin azat kabul etmez bendelerinin ve isyan çağlayanına yelken açanların hadd ü hesabı yok. Başlarında hevâ kırbacı, dimağlarında bir sürü kirli düşünce, cismanî ve hayvanî hislerle oturup kalkanların sayısı belli değil. Kalbe ve ruha inat mesâvî alkışlanıyor, mezalime yahşî çekiliyor, düşünceler meflûç, kalbler şeytana emanet, yıkılmış semavîliğe ait ihsaslar ve iplik iplik sökülüp gitmiş insanı insan yapan bütün değerler.
“Haya sıyrılıp gitmiş, öyle yüzsüzlük ki her yerde…
Ne çirkin yüzleri örtermiş meğer o incecik perde!
Vefa yok, ahde hürmet hiç, emanet lafz-ı bîmedlûl;
Yalan rayiç, hıyanet mültezem her yerde, hak meçhûl.
Ne tüyler ürperir, yâ Rabb, ne korkunç inkılâb olmuş:
Ne din kalmış, ne iman, din harâb, iman serâb olmuş.
Mefâhir kaynasın gitsin de kesilsin vicdanlar lâl…
Bu izmihlâl-i ahlâkî yürürken, kalmaz istiklâl!”
(M. Âkif)
140