İçeriğe geç

Bu Mustafeyne’l-Ahyâr’ın deyip ettiklerinin ilham kaynağı, Efendiler Efendisi, verâların soluğu-sesi Hazreti Ruh-u Seyyidi’l-Enâm’ın bu konudaki vicdan enginliğiydi. O, dünyanın binlerce sene mesûdâne hayatı bir saatine mukabil gelmeyen Cennet debdebesini ve bir dakikasına mukabil gelmeyen “Kâb-ı Kavseyni ev Ednâ”81 ufkunu muvakkat bir vedaya emanet ederek şu mihnet yurduna, başkalarını da esfel-i sâfilîne sürüklenmekten kurtarıp a’lâ-i illiyyîne yönlendirmek için dönüyordu; kendine has o derin şefkat hissi ve Cehennem’e sürüklenenlere karşı acıma duygusuyla. Duyduklarını başkalarına da duyurmak, görüp ettiklerini herkese zevk ettirmek, gönül ve ruh deformasyonu yaşayan acınacak durumdaki tali’sizlere ziya ve nur armağan etmek için iniyordu aramıza…

122