İçeriğe geç

Bildiğiniz üzere insan fıtratında yabancıya karşı tepki verme ve reaksiyon gösterme hissi vardır. Hele daha önce başkaları tarafından asimile edilmiş, ezilmiş ve sürgünlere tâbi tutulmuş kişilerin dışarıdan gelmiş insanları kabullenmeleri çok daha zordur. İşte bu olumsuz faktörlere rağmen Türkiye’den kalkıp farklı ülkelere giden eğitim gönüllülerinin, o insanların gönüllerine girmeleri, farklı toplum ve kültürler arasında sevgi, diyalog ve barış köprüleri kurmaları takdir edilmesi gereken bir davranıştır.

Ayakları Öpülesi Öğretmenler

Kur’ân ve Sünnet’in elmas düsturlarını kendilerine rehber edinen, içine girdiğinde herkesin oturabileceği şekilde bir gönül enginliğine sahip bulunan Anadolu insanı, yepyeni bir dünya ve sevgi adına dünyanın dört bir yanında âdeta mesaj olmuş inlemiştir.

Hatırlayacağınız üzere, filmin bir sahnesinde tarihî bir köprü üzerinde kavga edip nehre düşen iki çocuğu kurtarmak için, onların peşi sıra kendisi de nehre atlayan ve neticede o iki çocuğu kurtarmak için kendisini feda eden bir öğretmen anlatılmaktaydı. Fedakâr öğretmenin bu tavrı karşısında, daha önce kavga eden öğrenciler, birbirlerine sarılıp ağlamaya başladılar. Bu sahneyi seyrederken, –belki pek çoğunuz gibi– gözyaşlarımı tutamadım. Afrika’da, Afganistan’da canlandırılan sahneler de bundan farklı değildi. Tabi en önemlisi filmde canlandırılan bu sahnelerin gerçek hayatta yaşanan birer vak’a olmasıydı. Bundan dolayıdır ki, filmde rol alan oyuncular, çekim için gittikleri yerlerde realitenin ifadesi bu tabloyu görünce, öğretmenlerin fedakârlıkları karşısında âdeta büyülendiklerini ifade ettiler.

Bu fedakâr öğretmenler, kimi zaman, gittikleri yerlerde savaşın ortasında kalmış, bulundukları şehir kuşatma altına alınmış olmasına rağmen orayı terk etmemiş, engin bir vefa hissiyle öğrencilerine sahip çıkmışlardır. Öğretmenlerin ölümü göze alarak eğitimlerine devam etmeleri, gönül kapılarının kendilerine açılması için de bir vesile olmuştur.

4