İçeriğe geç
2. Bölüm

Dünyada Rıza Ötede Rıdvan

Soru: Rıza ve rıdvan arasında fark var mıdır? Rıdvana ulaşmanın en önemli vesileleri nelerdir?

Cevap: Rıza, insanın Allah’tan (celle celâluhu) ve O’nun gönderdiği din-i mübin-i İslâm’dan hoşnut olması, Cenab-ı Hakk’ın her türlü takdirine gönülden boyun eğmesi, maruz kaldığı bela ve musibetleri de itminan ile karşılaması demektir. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), رَضِينَا بِاللّٰهِ رَبًّا وَبِالْإِسْلَامِ دِينًا وَبِمُحَمَّدٍ رَسُولًا “Rab olarak Allah’tan, din olarak İs­lâm’dan, peygamber olarak da Hazreti Muhammed’den (aley­his­salâtü vesselâm) razı olduk.”3 sözleriyle böyle bir rıza ufkuna dikkat çekmiştir.

Mü’minlere bakan yönüyle, Peygamber Efendimiz’in (sal­lal­lâhu aleyhi ve sellem) bu mübarek beyanı, bir yandan kulun Rabbisiyle olan münasebetini gösterirken diğer yandan da bizim için bir hedef belirlemektedir. Kur’ân-ı Kerim’de muhtelif âyet-i kerimelerde, رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ “Allah onlardan, onlar da Allah’tan razı oldu.”4 buyrulması da rıza ufkunu yakalamanın mü’minler için ulaşılması gereken en büyük gaye olduğunu göstermektedir.

Ayrıca bir insan, rızaya kilitlenir, hep rıza deyip oturur kalkar, sürekli rızayı hedefler ve bu konuda ölesiye bir gayret içinde bulunursa bu, aynı zamanda Cenab-ı Hakk’ın da ondan razı olduğunu gösterir. Çünkü Allah (celle celâluhu) bir insandan razı değilse, onun içinde böyle bir rıza duygusu hâsıl etmez. Bu açıdan denilebilir ki, Allah’tan hoşnut olmayan, O’nun kazasına rıza göstermeyen, başına gelen olumsuz hâdiseleri gönül rahatlığıyla karşılamayan bir insan için Allah (celle celâluhu) katında bir rıza söz konusu değildir.

Rıdvan: Ebedî Hoşnutluk Müjdesi

7