2. Saadet asrında, ilk Müslümanlar arasında Habeşli Hazreti Bilâl’in, Rum diyarından Hazreti Suheyb’in ve Fars ülkesinden de Hazreti Selman’ın ayrı ayrı ırklardan oldukları hâlde ilk safı teşkil edenler arasında yerlerini almaları hem başka başka ırklardan birer numunenin bulunması, hem de Arap olmayan bu insanlara pek çok Arap’ın üstünde yüksek bir pâye verilmesi, İslâm’ın nasıl bir âlemşümul düşünce ile ortaya çıktığını göstermesi bakımından çok mânidârdır.
3. Peygamberimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) Medine-i Münevvere’ye hicretleri esnasında, kendilerini takiple vazifelendirilen Sürâka İbn Mâlik’e, Irak’ın fethinden senelerce evvel, İran hükümdarı Kisra İbn Hürmüz’ün bileziklerini kollarına takacağını müjdelemesi1 peygamberliği ile alâkalı mesajların İran’a götürüleceğine bir işaret ve götürülmesi lâzım geldiğine de bir delâletti ki kendilerinden az sonra verilen bu bişaret gerçekleşmiş ve Irak baştan başa Müslümanların eline geçmiş, Sürâka da Kisra’nın bileziklerini alıp koluna takmıştı.2
4. Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Ubâde İbn Sâmit’in zevcesi Ümmü Haram binti Milhân’ın hanelerinde istirahat buyururken, uyumuş, bir rüya görmüş ve uyandıklarında gülerek şöyle buyurmuşlardı: “Rüyamda ümmetim bana arz olundu. Koltuklara kurulmuş melikler gibi deniz seferleri yaptıklarını gördüm.”3 Bir önceki vak’ada olduğu gibi, burada da, ilâhî mesajların denizaşırı ülkelere götürülmesi yolunda bir iş’ar ve işaret yapılıyordu ki bu mübarek müjde de yine sahabe döneminde gerçekleştirildi.4
5. Bir keresinde ashabına: “Benden sonra Mısır fethedilecektir. Mısır insanı hakkında hayırhah olun ve yumuşak davranın, zira onlarla sizin aranızda hem bir akrabalık hem de zimmet var.”5 diyerek daha sahabe döneminde İslâm nurunun Mısır’a ulaşacağını haber veriyor ve Mariye Validemiz vasıtasıyla tahakkuk eden akrabalığın da korunmasını istiyordu.
Dipnotlar
- 1 Bkz.: İbn Hacer, el-İsâbe 3/41.
- 2 el-Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ 6/357-358.
- 3 Buhârî, cihad 3; Müslim, imâret 160, 161.
- 4 Buhârî, cihad 8; İbn Hacer, el-İsâbe 4/441.
- 5 et-Taberî, Tarihu’l-ümem ve’l-mülûk 4/228.