Zira şu musibet; hayatımızın mayası olan şefkat, kardeşlik ve İslam dayanışmasını harikulâde kıldı;
Kardeşliğin inkişafı, ihtizazların hızlanması, medeniyetin tahribi. Şimdiki alçak medeniyetin sureti değişecek, sistemi bozulacak, ortaya çıkacak o vakit
İslamî medeniyet. Müslümanlar iradeleriyle elbette önce girecekler. Kıyaslama istersen: İslam medeniyeti ile şimdiki medeniyet
Esaslara dikkat et, eserlere nazar et. Şimdiki medeniyetin esasları menfidir. Menfi olan beş esas ona temel ve kıymet.
Çark onlarla kurulur. İşte dayanak noktası: Hakka bedel kuvvet.
Kuvvetinse gereğidir tecavüz ve taarruz, bundan çıkar hıyanet.
Hedefi, fazilete bedel basit bir menfaattir. Menfaatin gereğidir birbirine sıkıntı vermek ve düşmanlık, bundan çıkar cinayet.
Onun hayat kanunu, yardımlaşmaya bedel mücadeledir. Mücadelenin gereği: Çekişme ve itişip kakışma, bundan çıkar sefalet…
Kavimler arasındaki esas bağı: Başkasının zararı pahasına uyanan unsuriyet. Başkalarını yutmakla beslenir, bulur kuvvet.
Menfî milliyetçiliğin ve unsuriyetin gereğidir daima böyle müthiş çarpışmalar, feci vuruşmalar, bundan gelir helâket.
Beşincisi: Cazibeli arzulara hizmet, hevesleri cesaretlendirmek, azdırmak, kötü heves ve arzuları tatmin; bundan çıkar sefahet.
O arzu ve heveslerin gereği şudur daima: İnsanı çirkin bir surete sokar, ahlâkı değiştirir. Manevî sureti bozar, değişir insaniyet.
Şu medenilerin çoğunun içini dışa çevirsen görürsün: Başta maymunla tilki, yılanla ayı, hınzır... Ahlâkı olmuş suret.
Gelir hayali karşına, postlarıyla tüyleri. İşte bununla görünür meydandaki eserleri. Zemindeki ölçülerin mizanıdır şeriat...
Şeriattaki rahmet, Kur’an’ın semâsındandır. Kur’an medeniyetinin esasları müspettir. Beş müspet esas üzere döner çark-ı saadet.
Dayanak noktası, kuvvete bedel haktır. Hakkın daim gereğidir eşitlik ve adalet. Bundan çıkar selamet, yok olur şekavet.
Hedefinde menfaat yerine fazilet bulunur. Faziletin gereğidir yakınlık ve muhabbet. Yok olur düşmanlık, bundan doğar saadet.
Dipnotlar
- İhtizaz: Titreşim.
- Unsuriyet: Irkçılık.