Bu eser birçok meşguliyet içinde, Dâr-ül Hikmet’teki vazifesi sırasında, Ramazanda yirmi günde, her gün iki veya iki buçuk saat çalışmak suretiyle manzum gibi yazılmıştır. Manzum bir sayfa yazmak on sayfa nesir yazmak kadar zor olduğu halde ve bu kadar kısa zamanda, birden, çok dikkat etmeden, tashihsiz bir şekilde böyle söylenmiş ve basılmıştır. Bizce Risale-i Nur adına bir harikadır. Hiçbir manzum divan böyle yapmacıksız, nesir gibi okunabilir görünmüyor. Zaman gelecek, inşallah bu eser Risale-i Nur talebelerinin bir çeşit mesnevisi olacak. Hem bu eser, kendinden on sene sonra yazılmaya başlanan ve yirmi üç senede tamamlanan Risale-i Nur’un mühim eczalarına gaybî bir işaret, müjdeli bir fihrist hükmündedir.
Risale-i Nur Talebelerinden
Sungur, Mehmed Feyzi, Hüsrev