haşr ü neşredecek bir kudret ve hikmetin tecellilerini gösterir. Bazen, yerküreyi tamamen dağıtacak, dağları uçuracak, sonra da düzeltip daha güzel bir hale getirecek bir kudret ve hikmetin eserlerini bildirir. Demek, Cenâb-ı Hak, ona inanmanın ve onu bilmenin herkese farz olduğu haşir mertebesinden başka, pek çok haşir mertebesini de o kudret ve hikmetle yaratabilir. Rabbanî hikmet gerektirmişse elbette insanın yeniden dirilişiyle beraber bütün bunları da veyahut bazı mühim misallerini de yapar.
Bir soru: Diyorsunuz ki, “Sen Sözler’de temsilî kıyaslamaları çok kullanıyorsun. Halbuki mantık ilmine göre temsilî kıyas, şüphesiz bir bilgiyi ifade etmiyor. Öyle kesin olan meselelerde mantıkî deliller lâzımdır. Temsilî kıyas, fıkıh usulü âlimlerince, kuvvetli bir kanaatin kâfi olduğu münakaşalı meselelerde kullanılır. Hem sen temsilleri bazı hikâyeler suretinde zikrediyorsun. Hikâye hayalî olur, hakikat değildir, gerçeğe zıttır.”
Cevap: Mantık ilmine göre gerçi “Temsilî kıyas şüphesiz bilgiyi ifade etmiyor.” denilmiş. Fakat temsîlî kıyasın bir türü var ki, mantık ilminin şüphesiz delillerinden çok daha kuvvetli ve mantığın birinci şeklinin birinci hükmünden daha kesindir. O kısım da şudur: Basit bir temsil vasıtasıyla küllî bir hakikatin ucunu gösterip hükmü o hakikat üzerine kurar. O hakikatin kanununu, hususi bir maddede gösterir ki, o büyük hakikat bilinsin ve başka örnekler ona kıyaslansın.
Mesela: “Güneş nuraniliği vasıtasıyla, tek bir varlık iken her parlak şeyin içinde bulunur.” temsiliyle bir hakikat kanunu gösteriliyor. O da şudur: Nur ve nuranî bir şey için kayıt olamaz, uzak ve yakın birdir, az ve çok eşittir, mekân onu sınırlayamaz.
Hem mesela: “Ağacın meyve ve yapraklarına bir anda, aynı tarzda, kolaylıkla ve mükemmel olarak bir tek merkezden, bir emrî kanun ile şekil ve suret verilmesi” bir temsildir, muazzam bir hakikatin ve
Dipnotlar
- Bkz. Fâtır sûresi, 35/9; Zuhruf sûresi, 43/11.
- Bkz. Tûr sûresi, 52/7-11; Vâkıa sûresi, 56/3-6; Hâkka sûresi, 69/13-14; Meâric sûresi, 70/8-9; Müzzemmil sûresi, 73/13-14; Mürselât sûresi, 77/7-10.
- Bkz. el-Cürcânî, Şerhu’l-Mevâkıf 2/18; Ahmed Hamdi Şirvânî, Muhtasar Mantık s.56; Mehmed Hâlis, Mîzânü’l-Ezhan s.161.
- Bkz. el-Cürcânî, Şerhu’l-Mevâkıf 2/18; Ahmed Hamdi Şirvânî, Muhtasar Mantık s.56; Mehmed Hâlis, Mîzânü’l-Ezhan s.161.