İçeriğe geç
Sözler

boğulma! O ağaç her şeyiyle bizdedir. Onun kesreti, vahdetimize dâhildir.” Hatta her meyvenin kalbi hükmündeki her bir çekirdek de Allah’ın birliğine maddî birer ayna olduğu gibi, gizli, kalben yaptığı zikirle koca ağacın açıktan zikrettiği bütün isimleri zikreder, okur.

Hem o meyve ve tohumlar vahdetin aynası oldukları gibi, kaderin ve kudretin görünen, cisme bürünmüş işaretleridir. Kader ve kudret o kelimelerle mânen şöyle der: “Nasıl ki şu ağacın sayısız dalı budağı bir tek çekirdekten gelir ve şu ağacın sanatkârının yaratmasındaki, suret vermesindeki birliği gösterir. Sonra o ağaç, dal ve budak salarak boy atıp bütün hakikatini bir meyvede toplar. Bütün mânâsını bir çekirdeğe yerleştirir. Onunla Hâlık-ı Zülcelâl’inin yaratmasındaki ve idaresindeki hikmeti gösterir. Aynen öyle de, şu kâinat ağacı, varlığını bir vahdet kaynağından alır, onunla idare edilir. Ve kâinatın meyvesi olan insan, şu sayısız varlıklar içinde Yaratıcısının birliğini gösterdiği gibi, kalbi de iman gözüyle çokluk içinde birlik sırrını görür.”

Hem o meyveler ve tohumlar, Rabbanî hikmetin ince işaretleridir. Hikmet, onlarla şuur sahiplerine şu mânâyı ifade ediyor: “Nasıl ki, şu ağaca bakan küllî nazar ve idare, genişliği ve umumiyetiyle bir tek meyveye bakar. Çünkü o meyve, ağacın küçük bir misalidir. Hem o ağacın varlık sebebi o meyvedir. Hem o küllî nazar ve umumi idare, bir meyvenin içindeki her bir çekirdeğe de bakar. Çünkü çekirdek, ağacın bütün mânâsını, programını taşıyor. Demek, ağacı idare eden, çekip çeviren Zât, o idare ile alâkalı bütün isimleriyle, ağacın varlığının ve yaratılışının gayesi olan her bir meyveye bakar. Hem şu koca ağaç, o küçük meyveler için bazen budanır, tazelenmesi için bazı dalları kesilir. Daha güzel, kalıcı meyveler vermesi için aşılanır. Aynen öyle de, şu kâinat ağacının varlığının ve yaratılışının gayesi, o ağacın meyvesi olan insandır. Ve o meyvenin çekirdeği olan insanın kalbi, kâinatın Yaratıcısının en nurlu, en kuşatıcı aynasıdır. İşte bu hikmettendir ki, insan gibi küçücük bir varlık, haşr ü neşr gibi muazzam inkılâplara vesile olmuştur. Hem kâinatın yıkılmasına ve değiştirilmesine sebeptir. Onun büyük bir mahkemede hesap vermesi için dünya kapısı kapanıp ahiret kapısı açılır.”

Madem haşir bahsi geçti. Kur’an-ı Mucizü’l Beyan’ın haşrin ispatına dair beyanlarındaki açıklık ve tatlılıkla beraber heybeti ve

743