zât nerede istese su çıkarıyor. Hatta parmağını bir kevser çeşmesi gibi yaparak ondan âb-ı hayat içiriyor. Bak, şu sarayın yüksek kubbesindeki mühim lamba onun işaretiyle ikiye bölünüyor. Demek, bu memleket her şeyiyle onun memuriyetini tanıyor. “Mucizeler sahibi, görünmez bir Zât’ın en has ve doğru tercümanı, saltanatının ilancısı, tılsımının kâşifi ve emirlerini tebliğ eden güvenilir bir elçisi” olduğunu biliyor gibi, onu itaatle dinliyor. İşte, etrafındaki aklı başında herkes, bu zâtın söylediği her sözü, “Evet, evet, doğrudur!” diyerek tasdik ediyor. Hatta dağlar, ağaçlar ve bütün memleketleri ışıklandıran büyük lamba o zâtın işaret ve emirlerine boyun eğerek, “Evet, evet, her dediğin doğrudur!” diyor.
İşte ey sersem arkadaş! Padişahın hususi hazinesine has bin nişan taşıyan şu nuranî, muhteşem ve pek ciddi zâtın bütün kuvvetiyle, memleketin bütün ileri gelenlerinin tasdikleri altında bildirdiği mucize sahibi bir Zât’a ait vasıflarda ve tebliğ ettiği emirlerde hiçbir şekilde yalan ve hile bulunabilir mi? Bunda hakikate zıt bir şey olması mümkünse, şu sarayın, lambaların ve cemaatin de varlığını, hakikatini yalanlamak gerekir. Eğer gücün yetiyorsa buna karşı itiraz parmağını uzat! Parmağın bu delillerin kuvvetiyle nasıl kırılıp gözüne sokulacak, gör!
Dipnotlar
- Mesela Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), suyu tükenen Bi’r-i Kubâ kuyusuna abdest aldığı suyu dökmüş, ardından dua etmiş, ondan sonra o kuyunun suyu hiç tükenmemiştir. (el-Beyhâkî, Delâilü’n-Nübüvve 6/136; Kadı Iyâz, eş-Şifâ 1/331 İbni Kesîr, el-Bidâye 6/101).
- Mesela Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) parmaklarından su aktığına ve bundan üç yüz kişinin abdest aldığına dair Buhârî, menâkıb 25; Müslim, fezâil 6, 7.
- Haşiye: O mühim lamba aydır, Peygamber Efendimiz’in (aleyhissalâtü vesselam) işaretiyle iki parça olmuştur. Yani Mevlâna Câmî’nin dediği gibi, “Hiç yazı yazmamış olan o ümmi zât, parmak kalemiyle gökyüzü sayfasında bir elif yazmış, bir kırkı iki elli yapmıştır.” Yani ay, yarılmadan önce [ebced hesabıyla] kırk olan mim’e benziyordu, yarıldıktan sonra iki hilâl oldu, elli olan iki nun’a benzedi.
- Kamer sûresi, 54/1-2; Buhârî, menâkıb 27; Müslim, münâfikîn 46, 47.
- Haşiye: Büyük lamba ise güneştir. Yerkürenin doğudan geri dönmesiyle yeniden güneş görünmüş, kucağında Hazreti Peygamber (aleyhissalâtü vesselam) yattığı için ikindi namazını kılamayan Hazreti Ali (radiyallahü anh) o mucize sayesinde ikindi namazını edâ etmiştir.