İçeriğe geç
Sözler

bizi ve her şeyi görür, sözlerimizi işitir. Bütün işleri mucize ve harikadır. Gördüğümüz ve dillerini bilmediğimiz bütün bu varlıklar O’nun emrindedir.

Birinci Delil

Gel, her tarafa bak, her şeye dikkat et! Bütün bu işlerin arkasında gizli bir el işliyor. Çünkü bak, bir dirhem kadar kuvveti olmayan, çekirdek kadar küçük bir şey, binlerce batman yükü kaldırıyor. Zerre kadar şuuru olmayan şeyler gayet hikmetle iş görüyor. Demek hiçbiri kendi kendine işlemiyor; onları işleten gizli bir kudret sahibi vardır. Eğer kendi kendine olsa, baştanbaşa gördüğümüz bu memlekette her işin bir mucize, her şeyin mucizeli birer harika olması gerekir. Bu ise bir safsatadır.

İkinci Delil

Gel, bütün bu ovaları, meydanları, konakları süsleyen şeylere dikkat et! Her birinde o gizli Zât’ı bildiren işler oluyor. Âdeta hepsi birer imza, birer damga gibi, o görünmeyen Zât’tan haber veriyor. İşte gözünün önünde, bak, bir dirhem pamuktan ne yapıyor! Kaç top çuha, patiska ve çiçekli kumaş çıkıyor; ne kadar şekerleme, yuvarlak tatlı köfte yapılıyor ki, bizim gibi binlerce adam giyse ve yese yeter. Hem bak, demiri, toprağı, suyu, kömürü, bakırı, gümüşü, altını o görünmeyen avucuna alıyor, bir et parçası haline getiriyor.

İşte ey akılsız adam! Bu işler öyle bir Zât’a mahsustur ki, bütün bu memleket her zerresiyle O’nun kudret mucizeleri altında duruyor, her arzusuna boyun eğiyor.

343