Mesela:
قُتِلَ أَصْحَابُ الْأُخْدُودِ اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِ إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ وَهُمْ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ إِلَّا أَنْ يُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ
Yine,31 Hِaşiye
فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِه۪ مَا يَرْكَبُونَ
gibi ayetler trene işaret ettiği gibi,
اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِه۪ كَمِشْكٰوةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ اَلْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ اَلزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍۙ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِۤيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلٰى نُورٍ يَهْدِى اللّٰهُ لِنُورِه۪ مَنْ يَشٓاءُ
ayeti34 Hِaşiye pek çok nur ve sırla beraber elektriğe de işaret ediyor. İkinci kısımdaki misallerle hem pek çok zât uğraştığından, hem bunlar çok dikkat istediğinden, izaha muhtaç ve fazla olduğundan, şimdilik trene ve elektriğe işaret eden şu ayetlerle yetinip o kapıyı açmayacağım.
Birinci kısım ise sanat harikalarına ve ilmî icatlara peygamber mucizeleriyle işaret ediyor. Biz de o kısımdan bazı misalleri göstereceğiz.
Dipnotlar
- “Tıpkı kahrolası Uhdud Ashabı’nın, o tutuşturulmuş ateşle dolu hendeği hazırlayanların melun oldukları gibi... Hani onlar ateşin başında oturur, müminlere yaptıklarını acımasızca seyrederlerdi. Müminlere bu işkenceyi yapmalarının tek sebebi, onların (göklerin ve yerin tek Hâkimi), Aziz ve Hamîd olan Allah’a iman etmeleriydi.” (Bürûc sûresi, 85/4-8) 31 Hِaşiye Şu ayet trene işaret ediyor. Evet, tren İslam âlemini esaret altına almıştır. Kâfirler onunla İslam’ı mağlup etmiştir.
- “Bir delil daha onlara: Nesillerini dopdolu gemilerde taşımamızdır. Onlar için, gemiye benzer daha nice binekler yaratırız...” (Yâsîn sûresi, 36/41-42)
- “Allah göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, tıpkı içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. Lamba bir sırça (cam) içinde, o sırça da sanki parlayan incimsi bir yıldız! Bu lamba, doğuya veya batıya ait olmayan kutlu, pek bereketli bir zeytin ağacından tutuşturulur. Bu öyle bereketli bir ağaç ki, neredeyse ateş değmeden de yağı kendiliğinden ışık verir. Işığı pırıl pırıldır. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir.” (Nûr sûresi, 24/35) 34 Hِaşiye يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِۤيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلٰى نُورٍ cümlesi, o işareti ışıklandırıyor.
- “Bu öyle bereketli bir ağaç ki, nerdeyse ateş değmeden de yağı kendiliğinden ışık verir. Işığı pırıl pırıldır.” (Nûr sûresi, 24/35)