ki, هُوَ anahtarı ve pusulasıyla fikren seyahat ettiğim hava unsurunun her bir parçasının, hatta her bir zerresinin içine binlerce farklı nokta, harf, kelime konulduğu veya konulabileceği halde, hiçbiri karışmaz ve intizamı bozmaz. Ayrı ayrı pek çok vazife hiç şaşmadan yapılır. Bir hava zerresi, pek çok ağır yük yüklendiği halde hiç zaaf göstermeden, geri kalmadan hepsini düzenli bir şekilde taşır.
Hem ayrı ayrı tarzda, mânâda binlerce farklı kelime birbirine karışmadan, kusursuz bir intizamla o küçücük kulaklara girer ve incecik dillerden çıkar. Her zerre, her parçacık bu hayret verici vazifeleri görmekle beraber cezbeli bir hal diliyle, zikredilen hakikatin şahitliği ve lisanıyla لَا إِلٰهَ إِلاَّ هُوَ ve قُلْ هُوَ اللّٰهُ أَحَدٌ deyip tam bir serbestlik içinde gezer. Fırtına, şimşek ve gök gürültüsü gibi havayı çarpıştırıcı hadiseler sırasında hiçbiri intizamını ve vazifesini bozmaz, şaşırmaz ve bir iş diğerine mâni olmaz. Ben bunu aynelyakîn gördüm.
Demek, havanın her bir zerresinde sonsuz bir hikmet, ilim, irade, kuvvet, kudret ve bütün zerrelere hükmeden bir hususiyet bulunması lâzımdır ki, bu işlere vesile olabilsin. Oysa bu ihtimal, zerreler sayısınca imkânsız ve bâtıldır. Şeytanlar bile bunu akıllarına getiremez.
Öyleyse bu hava sayfası, hakkalyakîn, aynelyakîn, ilmelyakîn derecesinde açıkça, Zât-ı Zülcelâl’in sonsuz ilim ve hikmetiyle çalıştırdığı kudret ve kader kaleminin sürekli değişen sayfasıdır. Levh-i Mahfuz’un şu değişip duran âlemde ve icraatlarında “levh-i mahv-isbat” adındaki yaz-boz tahtası hükmündedir.
İşte hava unsuru, yalnız seslerin nakli vazifesinde, Allah’ın birliğinin zikredilen tecellisini ve hayret verici şeyleri gösterir, dalâletin ne kadar akıl dışı olduğunu ortaya koyar. Bunun gibi, havayı meydana getiren unsurların mühim vazifelerinden biri de, elektrik, çekme-itme kuvveti, ışık gibi başka şeylerin naklinde şaşırmadan, muntazaman, seslerin naklindeki vazifeyi görmesidir. Aynı zamanda, bütün bitki ve hayvanlara hava ve aşılama gibi hayat için lüzumlu şeyleri de tam bir intizamla yetiştirir. İlahî emir ve iradenin bir makamı olduğunu kesinlikle ispat eder; serseri tesadüfün, kör kuvvetin, sağır
Dipnotlar
- Hakkalyakîn: Marifet mertebesinin en yükseği. Hakikati bizzat yaşayarak görme hali.
- Eşya ve hadiselerin yazılıp silindiği zaman levhası.