veriyor. İşte, pencerelerden bakınız! En büyük memurlar ve bu işle alâkalı büyük zâtlar, ‘O darağacına gidenleri bizzat, gözünüzle gördüğünüz gibi, bu ikramiye biletini de ancak o tılsımı değerlendirenlerin aldığını hiç şüphe götürmez şekilde, gündüz gibi kesin biliniz.’ diye yüksek sesle ilan ediyor ve haber veriyorlar.”
İşte bu temsildeki gibi, zehirli bir bal hükmünde olan gayrimeşru dairedeki gençliğin haram zevkleri, ebedî bir hazinenin ve saadetin bileti ve vesikası olan imanı kaybettirir. İnsan, darağacı hükmündeki ölümün ve ebedî karanlık kapısı olan kabrin musibetine, aynen göründüğü gibi düşer. Ve ölüm vakti gizli olduğu için genç-ihtiyar fark etmeden ecel celladı her an başını kesmek için gelebilir.
Eğer zehirli bal hükmündeki o gayrimeşru hevesleri terk edip Kur’an’ın tılsımı olan imanı elde eder ve farzları yerine getirirsen, o fevkalâde kader piyangosundan çıkan ebedî saadet hazinesinin biletini kazanacağını, yüz yirmi dört bin peygamber (aleyhimüsselam) ile beraber had ve hesaba gelmez sayısız veli, hakikat ehli ve muhakkik zât ittifakla haber veriyor ve bunun işaretlerini gösteriyorlar.
Kısacası: Gençlik gidecek. Haram zevk ve eğlencelerde gitmişse hem dünyada hem ahirette binlerce belâ ve elemi netice vereceğini ve öyle gençlerin çoğunlukla, gençliklerini kötüye kullanmaktan ve israftan gelen evhamlı hastalıklarla hastanelere, taşkınlıklarıyla hapishanelere, sefalet yuvalarına veyahut manevî elemlerden gelen sıkıntılarla meyhanelere düşeceklerini anlamak isterseniz, hastanelere, hapishanelere ve kabristanlara sorunuz.
Elbette hastanelerin hal dilinden, çoğu kez, gençliğin sevkiyle yapılan israfların ve onu kötüye kullanmanın yol açtığı hastalıklardan inlemeler, eyvahlar işiteceğiniz gibi, hapishanelerde de çoğunlukla gençlik taşkınlıklarının sebep olduğu gayrimeşru dairedeki hareketlerin tokadını yiyen bedbaht gençlerin pişmanlıklarını duyacaksınız. Kabristanda ve kapıları oraya girenler için sürekli açılıp kapanan berzah âleminde ise –kabirde olup bitenleri kalb gözüyle keşfen görenlerin ve bütün hakikat ehli zâtların tasdiki ve şahitliğiyle– azabın çoğunun
Dipnotlar
- 124 bin nebi, 315 (veya 313) resûl olduğuna dair Bkz. Müsned 5/265; İbn Hibbân, es-Sahîh 2/77; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr 8/217; el-Hâkim, el-Müstedrek 2/652; İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ 1/32, 54.