Hâtime
Fakat surete hasr-ı nazar etmemek gerektir. Bu sırra binaendir: Esâlîb-i Arab'ta ukul-u beşere olan tenezzülât-ı İlâhiyye tâbir olunan müraât-ı efham ve mümâşât-ı ezhan, Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânda cereyan etti. Ezcümle:
ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ ve يَدُ اللهِ فَوْقَ اَيْدِيهِمْ ve وَجَآءَ رَبُّكَ ve emsâli... Hem de حَتّٰۤى اِذَا بَلَغَ مَغْرِبَ الشَّمْسِ وَجَدَهَا تَغْرُبُ فِىعَيْنٍ حَمِئَةٍ
ve eşbâhı... Hem de وَالشَّمْسُ تَجْرِى لِمُسْتَقَرٍّ لَهَا ve nezairi bu üslûba birer mecradır.
ذٰلِكَ الْكِتَابُ لاَ رَيْبَ فِيهِ
Hâtime
Sa'b olan bir kelâmın, ığlak ve işkâli, ya lâfız ve üslûbun perişanlığından neş'et eder—bu kısım Kur'ân-ı Vâzıhü'l-Beyâna yanaşmamıştır. Veyahut mânânın dakik, derin veyahut kıymettar veyahut gayr-ı me'lûf, gayr-ı mebzul olduğundan, güya fehme karşı nazlanmak ve şevki arttırmak için kendini göstermemek ve kıymet ve ehemmiyet vermek ister. Müşkilât-ı Kur'âniyye bu kısımdandır.
Dipnotlar
- "Sonra (Allah) Arş'a istiva etti (oturdu, yükseldi, onu kapladı, onda karar kıldı)." A'râf Sûresi, 7:54; Yûnus Sûresi, 10:3; Ra'd Sûresi, 13:2; Furkan Sûresi, 25:59; Secde Sûresi, 32:4; Hadîd Sûresi, 57:4.
- "Allah'ın eli (kudreti) onların ellerinin (güçlerinin) üstündedir." Fecr Sûresi, 89:22.
- "Allah (ın emri) geldi." Fetih Sûresi, 48:10.
- "Nihâyet gün batısına vardı ve güneşin hararetli ve çamurlu bir çeşme suyunda gurub ettiğini gördü." Kehf Sûresi, 18: 86.
- "Güneş de onlar için bir delildir ki, kendisine tâyin edilmiş bir yörüngede akıp gider." Yâsin Sûresi, 36:38.
- "Kendisinde hiçbir şekilde şüphe olmayan O kitap (Kur'ân)." Bakara Sûresi, 2:2.