İçeriğe geç

◊ Hem madem insan, bu mahiyetteki yeryüzünün her tarafına, pek çok canlıya hükmeder, çoğu varlığı emri altına alıp etrafında toplar, hevesine ve ihtiyaçlarına göre güzelce düzenler, sergiler, donatır ve antika gibi pek çok eşsiz türü bir liste gibi derleyip süsler. Bu şekilde yalnız insanların ve cinlerin değil, belki gök ehlinin ve bütün kâinatın da dikkatini çeker, Kâinat Sahibi’nin takdirini kazanır. Böylece gayet büyük bir kıymete yükselen insan, sanatıyla ve ilmiyle; kâinatın yaratılış hikmeti, büyük neticesi, aziz meyvesi ve yeryüzünün halifesi olduğunu gösterir. Ve dünyada âlemin Sâni’inin mucizeli sanatlarını gayet güzel bir şekilde sergileyip tanzim eder. Buna rağmen isyanı ve küfrüyle beraber dünyada bırakılır, azabı ertelenir, bu hizmeti için kendisine mühlet verilir, hatta başarı ihsan edilir.

◊ Hem madem bu mahiyetteki insan, mizaç ve yaratılış itibarı ile gayet zayıf ve acizdir. Çok kudret, hikmet ve şefkat sahibi, her şeyde tasarruf eden bir Zât; acz ve fakrıyla beraber sınırsız ihtiyaçları ve elemleri olan insan için, onun kuvvetinin ve iradesinin çok üstünde, koca yerküreyi insana gerekli her çeşit madene mahzen, her çeşit yiyeceğe ambar ve hoşuna gidecek her türlü malın bulunduğu bir dükkân haline getirmiştir. O Zât, insana bakar, istediğini verir ve onu besler.

◊ Hem madem bütün bunları yapan Rabbi, insanı sever, kendini ona sevdirir. Bâkidir, ebedî âlemleri vardır, her işi adaletle ve hikmetle görür. Bu kısa dünya hayatında, kısacık insan ömründe ve geçici, fâni yeryüzünde o Hâkim-i Ezelî’nin haşmetli saltanatı ve ebedî hâkimiyeti tam tecelli etmez. İnsanın, kâinatın intizamına, adaletine, dengesine ve güzelliğine zıt çok büyük isyanları, zulümleri, onu şefkatle besleyen velinimeti Rabbine karşı ihaneti, inkârı, küfrü bu dünyada cezasız kalır. Gaddar zalimler hayatlarını rahat bir şekilde; biçare mazlumlar ise zorluklar içinde geçirir. Ve bütün kâinatta eserleri görünen şu mutlak adaletin mahiyeti, o gaddar zalimlerin ve ümitsiz mazlumların eşit şekilde vefatlarına tamamen zıttır, dirilmemek üzere ölmelerine müsaade etmez, bunu kaldırmaz.

◊ Hem madem nasıl ki, Kâinatın Sahibi, kâinatta bu dünyayı ve

252