Şimdi ey biçare cahil, gafil, inatçı, bâtıl yolda giden! Bu büyük hakikati neyle açıklayabilirsin? Bu son derece mucize ve harika keyfiyeti nasıl izah edebilirsin? Bu hadsiz derecede hayret verici sanatları neye dayandırabilirsin? Yeryüzü kadar geniş olan bu pencereyi hangi gaflet perdesiyle kapatabilirsin? Senin tesadüfün, tabiat dediğin ve güvendiğin şuursuz yoldaşın, inkârda dayanağın ve arkadaşın nerede? Bu işlere tesadüfün karışması yüz derece akıl dışı değil mi? Ve şu harika işlerin binde birini tabiata havale etmek bin derece imkânsız olmaz mı?
Yoksa ruhsuz, aciz tabiatın; her bir şeyin içinde o şeyden yapılan eşya adedince manevî makineleri ve matbaaları mı var?..
221