İçeriğe geç

Hem karışmayı ve bulaşmayı gerektiren muazzam karışıklık, bilakis mükemmel bir ayırma ve farklı kılma faaliyeti içinde görünüyor. İşte yeraltına karışık bir şekilde atılan ve madde itibarı ile birbirine benzeyen bütün tohumların, sümbül verme vaktinde kusursuz bir şekilde birbirlerinden ayrılmalarına, ağaçlara giren çeşitli maddelerin yaprak, çiçek ve meyvelere mükemmel bir şekilde ayırt edilerek dağılmalarına ve mideye giren karışık gıdaların farklı uzuv ve hücrelere göre mükemmelce ayrılmalarına bak, kusursuz bir hikmet içindeki eşsiz kudreti gör.

Hem önemsizliği, kıymetsizliği gerektiren son derece bolluk ve ucuzluk da, yeryüzündeki varlıklara, sanata bakınca son derece kıymetli ve pahalı bir keyfiyette görünüyor. İşte o sayısız sanat harikaları içinde yeryüzünün Rahmanî sofrasında yalnız kudretin şekerlemeleri olan dutların çeşitlerine bak! Rahmetin kusursuzluğunu mükemmel bir sanat içinde gör.

İşte bütün yeryüzünde gayet kıymetlilikle beraber sonsuz ucuzluk.. O sonsuz ucuzluk içinde hadsiz karışıklıkla beraber sınırsız ayırma ve farklı kılma faaliyeti..

O sınırsız faaliyet içinde gayet uzaklıkla beraber son derece uygunluk ve benzeyiş..

O benzeyiş içinde nihayetsiz derecede kolaylıkla beraber gayet ihtimamla yapılış..

O güzel yapılış içerisinde son derece sürat ve çabuklukla beraber gayet ölçü, denge ve israfsızlık..

O israfsızlık içinde son derece çokluk ile beraber son derece güzel sanat..

O güzel sanat içinde nihayetsiz cömertlik ile beraber mutlak bir intizam...

İşte bütün bunlar elbette gündüz ışığı, ışık güneşi gösterdiği gibi, bir Kadîr-i Zülcelâl’in, bir Hakîm-i Zülkemâl’in, bir Rahîm-i Zülcemâl’in varlığının vücûbiyetine, kusursuz kudretine, rubûbiyetinin güzelliğine, birliğine ve ehadiyetine şahitlik eder, لَهُ الْأَسْمٓاءُ الْحُسْنٰى sırrını gösterir.

220